Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/7254 E. 2008/11921 K. 25.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7254
KARAR NO : 2008/11921
KARAR TARİHİ : 25.09.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz ve 2/B’ye itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03/10/1994 tarih 1993/7674-11268 sayılı bozma kararında özetle; “Tapu Sicil Müdürlüğüne çekişmeli taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı hususunda yazılan müzekkere cevaplarının yeterli olmadığı, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki şartların ve orman ile ilgili araştırmanın yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu yüzden, çekişmeli taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki koşullar gereğince araştırma yapılması, uzman bilirkişiler ile çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro çalışmasına göre bulunduğu yerin incelenmesi, … hususunda inceleme yapılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu … Beldesi … Mahallesi 267 ada 13 parselin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz ve 2/B’ye itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1951 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1996 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
1) Davacı gerçek kişinin temyiz itirazları yönünden:
Mahkeme hükmü davacı …’ye 15/05/2008 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, H.Y.U.Y.nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra … … tarafından 04/06/2008 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2) Davalı … Yönetiminin temyiz itirazları yönünden :
Davacı gerçek kişi, genel mahkemede 365 m2’lik taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğu iddiası ile kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetliğe dayanarak tescil davası açmış, mahkemenin davanın kabulü yolunda kurduğu hüküm dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozulmuştur. Yeniden yapılan yargılama sırasında çekişmeli taşınmaz ile ilgili olarak önce 267 ada 13 parsel olarak 209.07 m2 yüzölçümü ile davacı adına, bitişiğindeki 55 parsel ise 270.52 m2 olarak 2/B niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiş, daha sonra komisyon kararı ile her iki taşınmazın da 2/B alanında kaldığı belirlendiğinden 55 parsel iptal edilerek 13 parsel altında 475.06 m2 olarak 2/B niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiş, mahkemece dosya görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Ancak çekişmeli taşınmazla ilgili olarak kadastro tespit tutanağı eldeki davanın devamı sırasında düzenlendiğinden aslında çekişmeli taşınmazın … hanesi boştur. Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi kurulu ile fenni bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın tamamının yörede 1951 yılında kesinleşen orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde kaldığı, ancak daha sonra yapılan ve kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında ise 2/B madde uygulamasına konu olduğu açıklanarak taşınmazın tahdit hattına göre konumunu göstermişlerdir. Bu uygulamaya göre çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı saptanmış olup bu husus mahkemenin de kabulündedir. Ancak yörede yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması eldeki dava nedeni ile kesinleşmemiştir. Bu nedenle uzman bilirkişilerce çekişmeli taşınmazın 2/B vasfını yitirip yitirmediği hususunda inceleme yapılması gerekirken sadece uzman bilirkişilerin 2/B vasfını taşır şeklindeki görüşleri ile yetinilerek hüküm kurulmuştur. Ayrıca çekişmeli taşınmazın 09.11.2000 tarihinde 403.37 m2 olarak hükmen Hazine adına arsa vasfı ile ve 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı şerh edilmek sureti ile tescil edilerek tapu kaydının oluştuğu dosya kapsamından anlaşılmakta olup mahkemece hükme esas dosya getirtilerek incelenmediği gibi çekişmeli taşınmazın … hanesinin boş olduğu ve 2/B madde uygulamasının da kesinleşmediği göz önüne alınmadan yüzölçümü de belirtilmeden tesbit gibi tescil yolunda hüküm kurulması doğru değildir.
6831 Sayılı Yasanın değişik 2/B maddesi ile (bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman rejimi dışına çıkartılacağı) hükmünün bulunduğu, bundan doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybının anlaşılması gerektiği, her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, bina ya da eklentilerini inşa etmesi, erozyona sebep olacak biçimde araziyi teraslaması ya da orman bitkilerini kökleyip … yapmaya teşebbüs etmesi veya 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince hiçbir zaman kişiler adına tapuya tescil edilemeyecek ve özel mülk olamayacak orman içi açıklığı niteliğinde olan yerlerin yasa maddesinde anlatılan bilim ve … bakımından nitelik kaybı olmayıp, zorla ve ormanın tahribi sonucu niteliğinin kaybettirilmesidir. Bu yöntem, … erozyonu, ormanların ortadan kalkması, doğanın ve çevrenin bozulup yokolması sonuçlarını doğurur.
Yasada tanımlanan (…bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetme…) kavramında bu tür olaylar amaçlanmamıştır. 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesinin başka türlü yorumu, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribine ve yokedilmesine izin verdiği sonucuna ulaştırır ki, bu durum Anayasanın 169 ve 170. maddelerine aykırı olur. Suç teşkil edecek eylemlerle ve zorlama yolu ile ormanların niteliğinin kaybettirilmesi yasalarla korunamaz.
O halde, uzman orman bilirkişilerinden, 6831 Sayılı Yasanın 2/4. maddesinde sayılan yerlerde 2/B madde uygulamasının yapılamayacağını göz önünde bulundurarak, yukarıda anlatılan eylemler sonucu ormanların yok edilmesinin ve baştan beri 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde anılan orman içi açıklık niteliğinde olan veya sonradan bu hale gelen yerlerin bilim ve … bakımından orman niteliğini kaybetme olarak kabul edilemeyeceğini gözönünde bulundurularak, dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve … rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkenlik, verimlilik ve karlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşulları birlikte değerlendirip, dava konusu taşınmazın hangi doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve … bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğini ya da etmediğini inceleyerek bu olguları tartışan ve taşınmazın hangi maddi ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiği veya kaybetmediği sonucuna ulaştığını açıklayan ek rapor alınması, ayrıca çekişmeli taşınmazın hükmen tesciline esas olan dava dosyasının getirtilerek incelenmesi ,… hanesinin boş olduğu göz önünde bulundurularak toplanan delillere göre yüzölçümü ile maliki açıkça belirtilmek sureti ile hüküm kurulması gerektiği düşünülmelidir. Bu hususlar göz önüne alınmadan kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenler ile davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının süreden REDDİNE,
2) 2.bentte açıklanan nedenler ile davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 25/09/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.