Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/7313 E. 2008/11114 K. 16.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7313
KARAR NO : 2008/11114
KARAR TARİHİ : 16.09.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, Şubat 1341 tarih 144 ve 155 numarada kayıtlı bulunan ve … Mevkiinde yer alan 2 parça taşınmazı 09.09.1984 tarihli köy muhtarlığından onaylı zilyetlik devir senedi ile … mirasçılarından satın aldığını, taşınmazların ormanla ilgisi olmadığı halde kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespitinin hatalı olduğunu ileri sürerek, tespitin iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın REDDİNE,dava konusu 177 ada 2 parsel sayılı taşınmazın Maliye Hazinesi adına TAPUYA TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa uyarınca yapılıp 15/10/1940 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 03/06/1980 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Yapılan incelemede, hükme dayanak alınan orman ve fen bilirkişi raporlarına göre, davaya konu yerin,1940 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırıldığı, ilk tahdidin aplikasyonu ve 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması çalışması için 1979 yılında görevlendirilmiş olan 18 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca, 6831 Sayılı Orman Kanununun 2. maddesi gereğince 2008 – 2010 sayılı orman sınır noktalarına göre orman niteliğini kaybettiğinden Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının belirlendiği, … Köyü’nde yapılan ve 29/3/2006 – 27/4/2006 arasında ilan edilen genel arazi kadastrosu sırasında ise, davaya konu taşınmazın bulunduğu yerin, kadastro tespitinden önce orman kadastrosu yapılarak kesinleşmiş ormanların içerisinde kaldığın sebebiyle, kadastro tespit tutanağı düzenlenmeden ve Orman Kadastro Komisyonunca yeni bir orman sınırı belirleme işlemi yapılmadan kesinleşen orman tahdit sınırlarının zemine uygulanması suretiyle 177 ada 2 parsel numarası verilerek sınırlandırıldığı anlaşılmıştır.
Kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlara ilişkin davalara bakmak görevi, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 26/4 maddesi hükmünce kadastro mahkemesine ait olmayıp, bu tür uyuşmazlıklara bakmak görevi genel mahkemelere aittir. Somut olayda dava konusu taşınmaz hakkında, kesinleşen orman sınırları içinde kalması nedeniyle kadastro tutanağı düzenlenmediği, 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince kesinleşen orman sınırı içinde olması nedeniyle tapu kütüğüne aynen aktarılması amacı ile ada ve parsel numarası verildiği, bu nedenle davaya bakmakta 3402 Sayılı Yasanın 26/4. maddesi gereğince kadastro mahkemesinin görevli olmadığı (H.G.K.’nun 28.11.2007 gün ve 20-909/891 S.K.) görev konusunun kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın tüm aşamalarında resen gözetilmesi gerektiği gözönünde bulundurularak, mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine kara verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’nun temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 16/05/2008 günü oybirliği ile karar verildi.