Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/7323 E. 2008/11554 K. 22.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7323
KARAR NO : 2008/11554
KARAR TARİHİ : 22.09.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadim yola elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı adına Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı mahalle muhtarı, 26.11.2006 tarihli dilekçesi ile … Mahallesi pafta 1 ada 604’de kayıtlı bulunan ve mahalle hakkının kadimden beri yol olarak faydalandıkları taşınmazın ormana dahil edilerek kapatıldığını, başkaca gidecek yolları bulunmadığını bildirerek, mahalle sakinlerinin kadimden beri faydalandıkları ve kadastro çalışmaları sırasında ormana dahil edilen taşınmaz üzerinde geçit … kurulmasına karar verilmesini talep etmiş, 07/01/2007 günlü dilekçe ile de davasının geçit … değil kadim yola elatmanın önlenmesi istemine ilişkin olduğunu belirtmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile davalı Millli Parklar Genel Müdürlüğünün orman bilirkişi …’nın krokili raporunda bildirdiği 2,5 dekar alanı kapsayan kadim yola elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı adına Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadim yola elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Dosyada bulunan kayıt ve belgelerle kararın dayandığı gerekçeye özellikle 06/02/2008 günlü orman bilirkişisi …’nın raporuna göre dava konusu taşınmazın bulunduğu bölüm (yolun) 1948 yılında yapılıp kesinleşen ve daha sonra yapılan arazi kadastrosunda 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesine göre 677 ada 1 parsel numarası verilip, tapuya aktarılan “… Devlet Ormanı” sınırları içinde kaldığı anlaşılmıştır. Kesinleşen orman sınırları içinde kalan özel mülke konu yerler, yollar, dereler, dağlar ile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin tümü orman niteliğini alır.
Öte yandan yapılan araştırma sonucu kesinleşen orman içerisinde fiili yollar bulunduğu saptansa dahi 6831 Sayılı Orman Kanunun 17.maddesi uyarınca bu yolların kullanılması yetkisi Orman Bakanlığına ait olduğundan davacının, anılan yollardan yararlandırılması için Orman Bakanlığına başvurması gerekeceği, isteminin reddi halinde bu ret işleminin iptali için de 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-a maddesi uyarınca yetkili idare mahkemesine başvurulması gerektiği açıktır. Bu yönler gözönünde tutularak açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazinenin temyiz itrazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 22.09.2008 günü oybirliği ile karar verildi.