YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7334
KARAR NO : 2008/14332
KARAR TARİHİ : 04.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … DURMAZ VE ARK.
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Köyü 142 parsel sayılı taşınmaz yörede 1969 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 24720 m2 miktar ve tarla niteliğinde tapu kaydına dayalı olarak davalılar adına tespit edilmiştir. Hazinenin kayıt miktarını aşan bölümünün orman olduğu yolundaki itirazı … 1. Tapulama Mahkemesinin 1982/6- 1984/25 sayılı kararı ile davalının dava tarihinden önce … olduğu ve dava şartı bulunmadığı gerekçesi ile reddedilmiş; taşınmaz davalılar adına tapuya kaydedilmiştir. Tapu kaydının beyanlar hanesinde bir kısmının 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan sahada kaldığı yolunda şerh bulunmaktadır.
Hazine … Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada çekişmeli yerin bir bölümünün kesinleşen 2/B madde uygulama sahasında kaldığını ileri sürerek davalı adına olan tapunun iptali ile bu bölümün Hazine adına tapuya tescilini istemiş; mahkemece Hazinenin davası kabul edilerek davalı adına olan tapunun iptaline, bilirkişi krokisinde (A) harfi ile işaretli 2624.58 m2’lik bölümün Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına; (A) bölümünün tapu kaydının beyanlar hanesinde 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince orman dışına çıkarılan saha olduğunun belirtilmesine karar verilmiştir. Bu karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; çekişmeli taşınmazın kısmen kesinleşen 2/B madde uygulama sahasında kaldığı iddiasına dayalı, tapu iptali ve tescil davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1949 yılında yapılmış; sonuçları 09/12/1949 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Daha sonra 1993 yılında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 04/09/1995 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit harita ve tutanaklarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın 1950 yılında kesinleşen ve Ekim 1951 tarih 22 numarada Hazine adına tescil edilen Fındıklıdere Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, Fındıklıdere Devlet Ormanı sınırlarının tarif edildiği orman kadastro tutanaklarında Fındıklıdere Devlet Ormanının dış sınırları tarif edildikten sonra “Tahdit edilen Fındıklıdere Ormanının devlet malı sayılmasına, orman içinde tapusuz olarak işgal edilen Devecipınar alanının devlet malı sayılmasına, … Köyü topluluğuna giren arazinin tahdit dışı bırakılmasına karar verildiği” açıklanarak, haritasında işaretlenen bu yerlerin orman kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre
-2-
2008/7334-14332
çıkartılan 1940 Tarihli Orman Tahdit Talimatnamesinin 38. maddesindeki “ Ormanların bitişiğinde bulunan mülk ve toprakların hepsinde, orman içindekilerden yalnız köy arazi ve camiasına dahil olanlarda vesaik ibraz edilmese bile fiili vaziyet aynen tespit ve zapta geçirilmekle iktifa edilir. Orman içinde olup da 2. madde şümulüne girmeyen diğer mülk veya topraklar için muteber tasarruf vesikası ibraz edilmezse tasarruf mevzuatı ile 2644 Sayılı Tapu Yasasının 16 ve Orman Yasasının 25. maddelerine müsteniden bunlar Devlet namına tahdit olunur” hükmü gereğince köy arazi topluluğunun uzağında ve orman içinde olan dava konusu taşınmaz ve etrafının devlet malı sayılarak orman sınırı içinde bırakıldığı ve orman kadastrosu işleminin bu şekilde askı ilanına 1949 yılında çıkartılarak kesinleşmesi üzerine 3316 Sayılı Yasanın 13. maddesi hükmüne göre Ekim 1951 tarih 22 numarada Hazine adına orman niteliği ile tapuya tescil edildiği ve 1993 yılında yapılarak 04/09/1995 tarihinde ilan edilip kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı, daha önce Hazine ile tespit maliki arasında kadastro mahkemesinde görülen davanın, taşınmazın kayıt miktar fazlası olan bölümünün Hazineye ait olduğu iddiasına dayalı olarak açıldığı temyize konu davanın ise öncesi orman olan taşınmazın nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılması sebebine dayandığı,dava sebeplerinin değişik olması nedeniyle önceki davanın H.Y.U.Y.nın 237. maddesi gereğince bu davada kesin hüküm oluşturmayacağı, tespitte esas alınan ve orman kadastrosundan önceki tarihte oluşturulan tapu kaydının dava konusu taşınmazı orman kadastro sınırları içine alan işlemin kesinleşmesinden sonra yasal değerini yitirdiği,1949 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalıp Ekim 1951 tarih 22 numarada Hazine adına orman niteliği ile tapuya tescil edilen taşınmaz hakkında daha sonra 1969 yılında yapılan arazi kadastrosunun 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesi gereğince ikinci kadastro olması nedeniyle bütün sonuçları ile birlikte hükümsüz sayılacağı, aslı orman olan ve özel mülkiyete konu olmayacak taşınmaz hakkında sonradan ikinci kadastro yoluyla oluşturulan tapu kaydının taşınmazın aslında tapuda kayıtlı orman olma niteliğini değiştirmeyeceğinden malikine mülkiyet … kazandırmayacağı (H.G.K.30.05.2001 gün 2001/1-464-470 ve 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 ve 1. Hukuk Dairesinin 11.09.1989 gün 1989/8162-9363 sayılı kararları) ve yine kamu malı olan ormanların her nasılsa özel mülk olarak tapuya tescil edilmesi halinde bu tür yerleri edinen kişilerin M.Y. 1023 maddesindeki tapuya güven ilkesinden yararlanamayacağı, Hazine ya da Orman Yönetimi tarafından 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalınmadan her zaman tapu kaydının iptali ve tescil isteği ile dava açılabileceği, davalının koşulları varsa sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince satış bedelini bu yeri kendisine satan kişilerden isteyebileceği gözetilerek hüküm kurulmuş olduğu anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 04/11/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.