Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/7553 E. 2008/11011 K. 15.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7553
KARAR NO : 2008/11011
KARAR TARİHİ : 15.09.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21/01/2002 gün ve 10868- 34 sayılı bozma kararında özetle; “Davacıların tutunduğu 09.08.1983 tarih ve 3 sıra nolu tapu kaydının dosyaya getirtilen geldi kayıtlarından ilk oluşumunun K.Sani 295 ve 62 nolu, 150 dönüm miktarında, …, …, … ve … sınırlı olduğu belirlenmiştir. 09.08.1983 tarih ve 3 nolu, 137.895 m2 (150 dönüm) yüzölçümündeki bu kayıt genel kadastro sırasında 101 ada 1 (6087.88 m2) ve 102 ada 1 (2916.25 m2) parsel sayılı taşınmazlara revizyon görmüş, bundan ayrı 28.11.1989 tarih ve 2489 yevmiye no ile kaydın 11920 m2’lik bölümü …-… Karayolu yapımı sırasında kamulaştırılmıştır. Kamulaştırmaya ait belgelerden dava konusu tapuda kayıtlı taşınmazın aradan geçen yol nedeniyle iki parçaya bölündüğü, yolun sağ kesiminde 122.877 m2’sinin, sol kısmında 3098 m2’sinin kaldığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle orman sınırları dışına çıkarılabilme koşullarının tartışılabileceği alan, yolun güneyinde kalarak tarafları yönünden kesinleşen orman alanı hariç yolun kuzey kesimindeki 122.877 – 6087.88=116.789.12 m2 miktarından daha fazla olamaz. Tapu kaydı maliklerine ancak kayıt miktarı kadar kesinleşen tahditlere itiraz edebilme olanağı … ve bu husus davanın görülebilirlik koşuludur. Oysa, mahkemece karara esas alınan 13.11.1998 günlü teknik bilirkişi raporunda orman sınırları dışına çıkarılan alan 138.669.24 m2 olarak bildirilmektedir. Öyle ise yapılan araştırma ve incelemelere tümüyle yeniden başlamak öncelikle dava tapu kaydına dayalı tahdidin iptali istemine ilişkin olduğuna göre tapu kaydının elde kalan miktarını, kamulaştırma sahasının miktar ve haritaya işleniş konumunu yerinde yapılacak uygulama ile belirlemek zorunluluğu vardır.
Bundan ayrı; delicelikler ve yabani zeytinliklerin orman ağacı olduğu, orman içindeki bu gibi yerlerin ancak 26.01.1939 tarih, 3573 sayılı “Zeytinciliğin Islah ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Yasa” hükümlerine göre yetkili makamlarca tahsis edilip koşullarının yerine getirilmesi ve o kişi adına tescili konusunda yetkili makamlarca karar verilmesi ya da verilen bu karar uyarınca tapu kaydı oluşturulması durumunda o yerin orman sayılmayacağı yasa gereği olduğuna ve davacıların da böyle bir tahsis ve tapuya dayanmadığının da göz önünde tutulması gerekmektedir.
Bu nedenlerle;
1) Öncelikle kamulaştırmayı gerçekleştiren Karayolları Genel Müdürlüğünün taşınmazla ilgili harita, tutanak ve belgelerini sunabilmesi gerektiğinde iddia ve savunmalarını ileri sürebilmesi için davada taraf konumunu alması sağlanmalıdır.
2) Mahkemece yerinde yapılacak keşifte işin uzmanı 1 harita mühendisi aracılığıyla dayanılan tapu kaydının revizyonu parseller ve kamulaştırmaya tabi bölümleri haricindeki miktarı belirlenmeli, bu miktar kaydın uyduğu taşınmaz yeri gerektiğinde yerel bilirkişilerin de yardımı ile kesin biçimde saptanmalıdır.
3) Dosyaya getirtilecek yöreye ait önceki tarihli memleket haritası ile kesinleşen orman tahdit harita ve çalışma tutanakları önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisi arasında seçilecek 3 uzman orman yüksek mühendisi veya bulunamadığı takdirde orman mühendisleri … bilirkişi aracılığıyla kaydın kapsamındaki çekişmeli taşınmaz kesimine ve … araziye uygulanmalı, öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği saptanmalı, memleket haritasının bir örneği dosyaya eklenmeli, haritanın basım yılı, üzerindeki renkleri ve işaretleri de belirtir konumuyla taşınmaz yeri gösterilmeli, tahdit haritasıyla taşınmazın irtibatı gözlenerek sınırdaki orman sınır noktalarının açıkça okunabildiği, tahdit harita ve tutanaklarıyla uyumlu konumu hakkında düzenlenecek krokili rapor dosyaya eklenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre 10 yıllık süre içinde açılan orman tahdidine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 08/07/1988 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 15/09/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.