Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/7667 E. 2008/11915 K. 25.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7667
KARAR NO : 2008/11915
KARAR TARİHİ : 25.09.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, 14.10.2005 tarihli dilekçesiyle … Köyü 110 ada 29 sayılı parselin kısmen yörede 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde kalan devlet ormanı olduğunu, tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeki taşınmazın tapu kaydının iptali ve tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1981 yılında yapılıp 1982 yılında kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1989 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece çekişmeli … Köyü 110 ada 29 sayılı parselin, Gezici Arazi Kadastro Mahkemesi kararı ile orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek, davalılar murisi ve bayinin adına tapuya tescil edilen 121 sayılı parselden paftaların yenilenmesi ile oluştuğu, orman sayılmayan yerlerden olduğu konusunda kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de; yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; 121 sayılı orman parselinden hükmen ifraz edilip davalılar bayii ve murisi adına tapuya tescil edilen 121 sayılı parselin krokisi ve yüzölçümü; bu parselden paftanın yenilenmesi ile oluşan çekişmeli 110 ada 29 sayılı parselin çap krokisi ile yüzölçümünden farklı olup, mahkemece bu farklılığın nedenleri üzerinde durulmamış, köşe noktalarının koordinatları alınmak suretiyle, çekişmeli 110 ada 29 sayılı parselin çap krokisi ile yenilemeden önceki 121 sayılı parselin çap krokisi çakıştırılıp, çekişmeli 110 ada 29 sayılı parselin 121 sayılı parselin çap krokisi içinde kalıp kalmadığı, kalıyorsa ne kadarının kaldığı yöntemince saptanmamış, Kesinleşmiş mahkeme kararının, 121 sayılı parselin çap krokisi içinde kalan bölümleri için hüküm ifade edeceği düşünülmemiştir.
Bu nedenle; mahkemece önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 18.12.1954 gün ve 1953/210-64 sayılı karar ve eki 121 sayılı parselin tescil krokisi uygulanarak kapsamı belirlenmeli, daha sonra 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği, kesin hüküm krokisi kapsamı dışındaki alanlar için kesin hükümden söz edilemeyeceği düşünülerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 25/09/2008 günü oybirliği ile karar verildi.