Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/7742 E. 2008/11892 K. 25.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7742
KARAR NO : 2008/11892
KARAR TARİHİ : 25.09.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 15.02.2005 tarihli dilekçesiyle, … Köyü 2338, 2339 ve 2340 parsel sayılı taşınmazların yörede 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, … Köyü 2338, 2339 ve 2340 sayılı parsellerin davalı adına olan tapu kayıtlarının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki taşınmaz için kadastro yoluyla oluşturulan tapu kaydının iptal ve orman niteliğiyle tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında ilk tahditin aplikasyonu ve … Vakfının tapulu taşınmazları yönünden … Genel Müdürlüğünün itirazı üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile tahditi iptal edilen yerler hakkında yapılan ormanların kadastrosu çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, bu işlemlere karşı yapılan itirazları inceleyen 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri de 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. Daha sonra 1988 yılında 36 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca aplikasyon ve sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış ve 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritaları, arazi kadastro paftası ile makiye ayırma tutanaklarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişiler ve Fen bilirkişi raporuyla, çekişmeli parsellerin 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bırakıldığı, yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı olarak kurulan ve çalışan makiye ayırma komisyonunca makiye ayırma işlemine konu edilmediği, 1976 yılında yapılan orman kadastrosunda çekişmeli 2338 sayılı parselin (A) ile gösterilen 380.31 m2, 2339 sayılı parselin (B) ile gösterilen 744 m2 ve 2340 sayılı parselin (C) ile gösterilen 936 m2 yüzölçümündeki bölümünün 1976 yılında yapılan orman kadastrosu sınırları içinde, bu parsellerin diğer bölümlerinin ise orman sınırları dışında bırakıldığı, 1990 yılında belirlenen mutabakat hattına göre taşınmazların tamamını orman sınırları dışında bırakıldığı belirlendiği, 1988 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda kamulaştırma nedeniyle … Genel Müdürlüğü adına tesbit edildiği, … Yönetiminin davasının vazgeçme nedeniyle reddine ilişkin Kadastro Mahkemesi kararlarıyla tesbit gibi … genel Müdürlüğü adına tapuya tescil edildiği belirlenerek, 1942 yılı orman tahditinin, sadece Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarih, 208 sayılı kararla … İdaresinin dayandığı … Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden iptal edildiği, vakıf tapusu kapsamı dışında kalan tahdidin halen geçerliliğini sürdürdüğü, bu olgunun ilgili Hukuk Genel Kurulu ve diğer ilgili Hukuk Dairesi Kararları ile de kabul edildiği, somut olayda çekişmeli taşınmaz 1942 yılı orman kadastro sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan 1976 yılında 7 numaralı orman kadastro komisyonunca yapılan hatalı aplikasyonla dava konusu parsellerin kısmen orman sınırı dışında bırakılmasının hukukça değer taşımayacağı, çünkü yanlış aplikasyonla daha önce kesinleşen orman sınırlarının değiştirilip daraltılamayacağı, orman kadastrosu sınırları içinde bulunan taşınmazlar hakkında oluşturulan tapu kayıtları özde orman olan taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu, bu yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine de konu olamayacağı, orman alanlarının kamulaştırılamayacağı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı … müdürlüğünün tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 5018 Sayılı Yasa gereğince harç alınmasına yer olmadığına 25/09/2008 günü oybirliği ile karar verildi.