Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/7906 E. 2008/11916 K. 25.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7906
KARAR NO : 2008/11916
KARAR TARİHİ : 25.09.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi ile davalı yönetimler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 17.09.2003 tarihli dilekçesiyle, … Köyü 3 ada 91 sayılı parselin orman ile ilgisi olmadığı halde tapu kaydının beyanlar hanesine 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh yazıldığını, yasaya aykırı olan bu şerhin silinmesini istemiştir. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, çekişmeli parselin tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerhin “Fen bilirkişi … ile orman bilirkişisi …’ın 10.12.2004 tarihli krokili raporunda krokide (B) ile gösterilen 1213.38 m2 bölümün 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmıştır.” olarak düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi ile davalı yönetimler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava beyanlar hanesindeki 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yönündeki şerhin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 10.06.1946 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılıp, 12.07.1977 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 12.10.1978 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile 1989 yılında yapılıp, 18.5.1990 tarihinde ilan edilerek 18.11.1990 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasayla ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
1. Dava çekişmeli parselin tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şeklindeki şerhin silinmesine ilişkin olup, davalı sıfatı Hazineye aittir. Bu nedenle davalı sıfatı bulunmayan Orman Yönetim aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, aleyhine kesin hüküm oluşturacak şekilde aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2. Hazine ve davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarına gelince; kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve fen elemanı bilirkişi rapor ve krokileri ile çekişmeli parselin kısmen kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, kısmen orman sınırları içindeyken kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma inceleme ve bilirkişi raporları yeterli değildir. Şöyle ki, yörede yapılan orman kadastrosu, 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde yada 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamasına ilişkin tüm tutanak ve ayrı ayrı haritaları getirtilmediği için bilirkişi raporu denetlenemediği gibi, orman bilirkişisi 1946 yılında yapılan orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritaları ile sonraki yıllarda yapılan aplikasyon ve 2/B işlemlerine ilişkin haritalarının yeterince sağlıklı olmadığını, bunun için 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 9. Maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiğini, orman kadastro haritası ile kadastro paftasının büro ortamında çakıştırıldığını bildirdiği ve keşifte yerel bilirkişi dinlenmediği, 3 ada 67 sayılı parselin kesinleşmiş 2/B uygulaması kapsamında kalan bölümünün, orman kadastro ve 2/B haritası uygulanarak teknik bir çalışma sonucu ifrazıyla, 2/B kapsamındaki bölüm ayrılarak çekişmeli 3 ada 91 sayılı parsel oluştuğu halde, bilirkişiler bu yetersizlikler ve çelişkiler konusunda yeterli açıklama yapmamış, orman kadastro tutanak ve haritalarının yöntemince uygulayıp uygulamadığı konusunda tereddüt oluşmuştur.
Bilindiği gibi, aplikasyon; orman kadastrosu daha önceden yapılmış olan yerlerde, 2/B madde uygulaması sırasında, bağlantı kurularak gerekli orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olup, bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulması zorunludur (15.07.2004 gün ve 25523 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 47. maddesini karşılayan 02.09.1986 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki ESKİ Yönetmelik md. 44.). Aplikasyon işlemi yeni bir orman kadastrosu değildir. Aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırları değiştirilemez. Kesinleşmiş orman sınırları değiştirilerek yapılan aplikasyon ve bu işlem sonucunda düzenlenen tahdit haritasının hukuken geçerliliği söz konusu olamaz.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1946 yılında yapılan orman kadastrosuna , 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yansın 2. madde uygulamasına ve 3302 sayılı yasa döneminde yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin görevlendirme, işe başlama, çalışma ve sonuçların askı ilan tutanakları ile bu çalışmalarda üretilen orman kadastro haritası ve 2/B madde uygulamasına ilişkin haritalar ayrı ayrı üzerine tarihleri yazılmak suretiyle ğetirtilip dosyasına eklenmeli, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek, Bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın 1948 yılında düzenlenen tahdit haritası, 1977 ve 1989 yıllarında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde çalışmasından sonra oluşturulmuş haritalara göre konumunu gösteren bu haritalar ile irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, haritalar ile genel arazi kadastro paftasının ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmek suretiyle en az yukarıda sayılan orman sınır noktalarını içerecek birleşik ve müşterek imzalı ölçekli kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanarak teknik ve bilimsel verileri bulanan rapor ve kroki alınmalı, orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği, aplikasyo ve fenni hataların düzeltilmesi gibi çalışmalarla kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki bir yerin orman sınırları dışında bırakılamayacağı ancak, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri gereğince kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışındaki bir yerin orman olarak sınırlandırılabileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre, taşınmaz kısmen bile 2/B lik alanda kalsa dahil, yöntemine uygun ifraz krokisi düzenlenmediği sürece taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine, 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılabileceğine ilişkin şerh konulabileceği düşünülerek bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davacı … Yönetiminin, yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle de davacı gerçek kişi ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimi ile davacı gerçek kişiye iadesine, 25.09.2008 günü oybirliği ile karar verildi.