Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/7922 E. 2008/11925 K. 25.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7922
KARAR NO : 2008/11925
KARAR TARİHİ : 25.09.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, …-… Beldesi 177 ada 31 parsel sayılı 11.131,54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, arsa niteliği ile üzerindeki evin …’a ait olduğu şerh edilerek Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (A) ve (B) harfli 415,21 m2 ve 177,23 m2’lik bölümlerin 177 ada 32 parsele eklenerek orman niteliği ile Hazine, (C) harfli 10.539,10 m2’lik bölümün ise arsa niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 11.08.1972 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde, davacı … Yönetiminin Hazineyi davalı göstererek kadastro tespitine itiraz davası açtığı, çekişmeli taşınmazın Hazine adına tesbit edildiği ve üzerindeki evle ilgili olarak gerçek kişi lehine şerh verildiği, lehine şerh verilen …’ın yargılama sırasında davaya dahil edildiği, bundan ayrı olarak, çekişmeli taşınmazın belediye hudutları içinde olması nedeniyle … Belediye Başkanlığının da davaya dahil edildiği, belediye başkanlığının kendisini vekil ile temsil ettirdiği ve karar başlığında davalı olarak … ile … mirasçılarının gösterildiği anlaşılmaktadır.
1- … Belediye Başkanlığının esasa ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Eldeki dava kadastro tespitine itiraz davası olup malik hanesi boş olmadığı gibi tesbit maliki olan Hazine ve lehine şerh verilen gerçek kişi davalı durumundadır. Tesbit maliki olmayan Belediyeye husumet düşmez. Bu durumda, çekişmeli taşınmazın sadece belediye hudutları içinde olması nedeniyle … Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi ve karar başlığında davalı olarak gösterilmesi belediyeye taraf sıfatı kazandırmayacaktır. Belirtilen sebeplerle … Belediye Başkanlığının esasa ilişkin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2- … Belediye Başkanlığının yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin olarak temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece hükmün 2. bendinin 5. fıkrasında davada taraf sıfatı olmayan … Belediye Başkanlığından alınmak sureti ile davacı … Yönetimi lehine vekalet ücreti takdir edilmesi ve 7. fıkrada … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 450.00.- YTL vekalet ücretinin Orman Yönetiminden alınarak davalı Hazineye verilmesi şeklinde hüküm kurulması … Belediye Başkanlığının davada taraf olmamasına rağmen aleyhine hüküm kurulmuş olması nedeniyle doğru görülmemiştir.
3- Davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince;
Öncelikle; mahkemece, davalı Hazinenin ve … mirasçılarından olan …’ın karar başlığında gösterilmemesi ve kendilerine karar tebligatının yapılmaması doğru değildir.
Hükme esas alınan uzman orman ve fenni bilirkişilerin düzenlediği müşterek raporda çekişmeli 31 parselin (B) ve (C) harfli 99.75 m2 ve 428.38 m2’lik bölümlerinin yörede 1972 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde kaldığı, (A) harfli 10.603.41 m2’lik bölümünün ise orman sınırları dışında kaldığı açıklanarak taşınmazın orman tahdit haritasına göre konumunu gösteren kroki sunmuşlardır. Ancak, dosya içinde orman tahditine ilişkin çalışma tutanakları olmadığı gibi yörede daha önce 1957 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında çekişmeli taşınmaz ile etrafındaki yerlerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmaları nedeniyle kadastro harici bırakıldıkları, 1972 yılında yapılan orman tahdit haritasının ise 1957 yılındaki pafta üzerinde düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu hali ile uzman bilirkişilerce yapılan uygulama yetersizdir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle 1519, 1520 ve 1521 nolu orman tahdit noktalarına ilişkin orman tahditine ilişkin çalışma tutanakları ile 1957 yılında çekişmeli taşınmazlar ile etrafındaki taşınmazları gösteren geniş kadastro çapı ilgili yerlerden istenerek dosyaya getirtilmeli, daha sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası ile 1957 yılında yapılan kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
. SONUÇ : 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; … Belediye Başkanlığının esasa ilişkin olarak temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2- 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ile … Belediye Başkanlığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 25/09/2008 günü oybirliği ile karar verildi.