YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7947
KARAR NO : 2008/13932
KARAR TARİHİ : 27.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … KÖYÜ 2422 parsel sayılı taşınmaz 26900 m2 yüzölçümünde tarla niteliği ile davalılar adına tapuda kayıtlıdır. Davacı Hazine, tamamının öncesinin orman olduğunu, yörede 09.09.1991 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile işaretli 2729.62 m2’lik bölümüne ait tapunun iptali ile çevre orman parselleriyle birlikte ORMAN niteliğinde Hazine adına tesciline, taşınmazın kalan bölümlerine yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; parselin tamamının öncesinin orman olduğu, kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığı iddiası ile açılan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1943 yılında 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmaksızın 3116 Sayılı Yasa gereğince yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.Daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre 09.09.1991 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit harita ve tutanaklarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın 1943 yılında kesinleşen ve Nisan 1954 tarih 11 numarada Hazine adına tescil edilen 1315 Hektar yüzölçümlü Yarmatepe Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı ve 1991 yılında ilan edilerek kesinleşen işlemle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı, 1943 yılında kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kalıp Nisan 1954 tarih 11 numarada Hazine adına tapuya orman niteliği ile tescil edilen taşınmaz hakkında daha sonra 1976 yılında yapılan arazi kadastrosunun 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesi gereğince ikinci kadastro olması nedeniyle hükümsüz sayılacağı, aslı orman olan ve özel mülkiyete konu olmayacak taşınmaz hakkında sonradan oluşturulan tapu kaydının taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı (H.G.K.30.05.2001 gün 2001/1-464-470 ve 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 ve 1. Hukuk Dairesinin 11.09.1989 gün 1989/8162-9363 sayılı kararları) ve yine kamu malı olan ormanların her nasılsa özel mülk olarak tapuya tescil edilmesi halinde bu tür yerleri edinen kişilerin M.Y. 1023 maddesindeki tapuya … ilkesinden yararlanamayacağı, Hazine ya da Orman Yönetimi tarafından 3402 Sayılı Yasanın 12/3.
maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalınmadan her zaman tapu kaydının iptali ve tescil isteği ile dava açılabileceği, davalı tarafça koşulları varsa sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince satış bedelinin sorumlu kişi ya da kurumlarca kendisine ödenmesinin istenebileceği gözetilerek hüküm kurulmuş olduğu anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 27/10/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.