YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7967
KARAR NO : 2008/12521
KARAR TARİHİ : 09.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki şerhin silinmesi, tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve karşı davalı Hazine ile davacı ve davalı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.27.12.2004 gün ve 2004/8649-13759 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece, kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı ile kesinleşmiş orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi haritaların uygulanmasına dayalı olarak yapılan 02.05.2003 tarihli keşif sonucu, Orman Yüksek Mühendisi bilirkişi … … tarafından düzenlenen raporlarla, çekişmeli parselin (A), (B) ve (D) ile gösterilen bölümlerinin 1942 orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırıldığının, (C) ile gösterilen bölümün orman sınırları dışında bırakıldığının, 1979 yılında yapılan 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile (B) ve (D) bölümlerinin Hazine adına orman sanırları dışına çıkarıldığının, (A) bölümünün ise, orman sınırları içinde aplike edildiğinin, (B) ve (D) bölümlerinin kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlendiği, bu bölümlerin tapu sahibine intikal ettiği gerekçesiyle, bu bölümlere ilişkin davanın kabulüne karar verildiği, gerçekten de, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesinin (a) ve (b) bendinde sayılan yerlerden “Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine uymadığı Orman Bakanlığınca veya vaki müracaatlar üzerine anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç on yıl içinde orman kadastro komisyonlarınca yapılacağı, bu düzeltme sonucu orman sınırları dışına çıkarılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise mülkiyetin tekrar tapu sahiplerine intikal edeceği, ne var ki; dosya içindeki kayıt ve belgeler ile bilirkişi raporları birlikte incelendiğinde, kadastro tesbitine esas alınan Şubat 1947 tarih 109 sıra numaralı tapu kaydının geldiği, Mayıs 1322 tarih 109 sıra numaralı tapu kaydının, Bacak … … fevti ile 6 dönüm yüzölçümünde tarla niteliğiyle, D: … tarlası, B: … Tarlası, K: Yol, G: … sınırlarıyla, kerimesi Havaz adına yeniden oluşturulduğu, Şubat 1947 tarih 109 numaralı sicilde yüzölçümünün 5514 metre murabbaa olduğu, getirtilen örneklerinde kaydın gittisi ve revizyonu görülmemekle birlikte, 11430 m2 yüzölçümündeki çekişmeli 2 sayılı parsele uygulandığı, sözü edilen tapu kaydının kuzeyde okunan ve orman içinde kalan patika yol itibariyle değişebilir nitelikte sınır içerdiği, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, kayıt fazlası tapu kaydı kapsamında olamayacağına göre, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince davalılara intikal ettiğinin kabul edilemeyeceği, bu nedenlerle, Mahkemece, çekişmeli parselin komşuları olan tapulama parsellerinin kadastro tesbit tutanakları ve var ise dayanağı olan tapu ve veri kayıtlarının getirtilmesi, önceki bilirkişiler dışında bir … elemanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli parselin kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydının, yeterince yaşlı yerel bilirkişiler vasıtasıyla sabit sınırlarından başlanarak 3402 Sayılı Yasanın 20 ve 21. madde hükümlerine göre uygulanması, yerel bilirkişi sözlerinin komşu parsel kayıtları ile denetlenmesi, dayanak tapu kaydının 5514 m2 yüzölçümü ile kapsadığı alanın belirlenmesi, 18.05.2003 tarihli uzman bilirkişi … … tarafından belirlenen orman sınır hattı ile irtibatlı, tapu uygulamasını gösteren ayrı renklerle işaretli infaza olanak verir kroki düzenlettirilmesi, 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkarılan ve tapu kaydının yüzölçümü ile kapsadığı bölüme ilişkin davanın kabulüne, tapunun yüzölçümü ile kapsamı dışında kalan bölümlere ilişkin davanın ise reddine karar verilmesi usulü kazanılmış hakların gözetilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, Hazine tarafından 29.05.2006 tarihli dilekçeyle çekişmeli 2 sayılı parselin kısmen kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı savıyla …, … ve … aleyhine açtığı tapu iptal tescil davası … Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.05.2006 gün ve 2006/289-285 sayılı kararıyla, bu dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece …’ın davasının kısmen kabulüne, çekişmeli Bahtılı köyü 2 sayılı parselin ekli … bilirkişi Cemali … tarafından düzenlenen 13.04.2007 tarihli rapor ve krokide (B2) ile gösterilen 4672 m2 bölümünün ve (C) ile gösterilen 520 m2 bölümünün ve (D) ile gösterilen 322 m2 bölümünün üzerindeki “6831 Sayılı Yasanın 2. Maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan sahada kalmaktadır” şeklindeki şerhin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, Hazinenin davasının kabulüne, çekişmeli Bahtılı köyü 2 sayılı parselin … Bilirkişi Cemali … tarafından düzenlenen 13.04.2007 tarihli krokide (A) ile gösterilen 2300 m2 ve B1 ile gösterilen 3616 m2 bölümün tapu kaydının iptaline ve (A) ile gösterilen 2300 m2 bölümün orman niteliğiyle, (B1) ile gösterilen 3616 m2 bölümün ise Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ve karşı davalı Hazine ile davacı ve davalı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapunun beyanlar hanesindeki şerhin silinmesine ve tapu iptal tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1979 yılında yapılıp,17.06.1981 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 09/10/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.