Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/7975 E. 2008/13485 K. 21.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7975
KARAR NO : 2008/13485
KARAR TARİHİ : 21.10.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Mahallesi 354 ada 86 parsel sayılı 8002.01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesiz zilyetliğe dayalı olarak fındık bahçesi niteliğinde davalı adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 4575.03 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine, (B) harfi ile gösterilen 3426.98 m2’lik bölümünün tespit gibi davalı gerçek kişi adına tesciline karar verilmiş, karar davacı … Yönetimi ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1975 yılında 14 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulamaları yapılmış; 10/11/1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın kısmen orman sayılan, kısmen sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Orman Yönetimi taşınmazın öncesinin orman olduğu, bu niteliği nedeniyle zilyetlik yoluyla kazanılabilecek yerlerden olmadığını ileri sürerek dava açmamıştır. Yönetimin iddiası çekişmeli yerin kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı yolundadır. Bu hale göre uyuşmazlığın memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafı değil, kesinleşen tahdide ait harita ve tutanakların uygulanması yoluyla çözümlenmesi gereklidir. Raporu hükme esas alınan bilirkişiler tarafından taşınmazın tamamının kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı açıklanmışsa da geniş çevresindeki komşu ve sabit noktaları gösterir pafta örneği ile tahdit haritasının ölçekleri denkleştirilerek birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle konumu belirlenmediğinden rapor hükme esas alınamaz.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu ve 2. madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, orman kadastro haritası ile tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek taşınmazın kesinleşen orman kadastrosuna göre konumu saptanmalıdır.
Değinilen yönler göz ardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ile davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 21/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.