Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/8067 E. 2008/11442 K. 22.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8067
KARAR NO : 2008/11442
KARAR TARİHİ : 22.09.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, davalı adına tapuda kayıtlı … Köyü 122 ada 22 parsel sayılı 26320 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığından tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına tesciline ve davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Kadastro Yasasının uygulamalarına esas olmak üzere 1989 yılında yapılmış ve çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
1- Çekişmeli taşınmazın, 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılıp tutanak ve haritalar arazi kadastro ekiplerine teslim edildiği ve arazi kadastro ekiplerinin bu sınırları esas alarak ölçü ve harita işlemlerini yapması gerekirken, açık bu yasa hükmüne uymayarak belgesizden zilyetliğe dayalı olarak davalı gerçek kişi adına tarla niteliği ile tespiti yapılıp kesinleştirilmiştir. Orman kadastro komisyonunun yaptığı sınırlama işlemlerine genel arazi kadastro komisyonunun kural olarak uyması gerekir. Bu durumda, taşınmazın niteliğinin resmi belgelere göre belirlenmesi gerekir. Somut olayda; en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları uygulanmış, taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olduğu saptanmıştır. Orman ve mera gibi kamu mallarında kamu yararı söz konusu olduğundan 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreden söz edilemez. Hazine ve Orman Yönetimi bu süreye bağlı olmaksızın her zaman dava açabileceğinden davalı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Orman Yönetiminin elatmanın önlenmesine ilişkin istemin dışında diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
İncelenen dosya kapsamına ve kararın dayandığı uzman bilirkişi raporuna, yapılan uygulama ve araştırmaya göre, çekişmeli taşınmazın 3402 Sayılı Yasanın değişiklikten önceki 4. maddesine göre öncesi orman kadastro komisyonlarınca orman sınırları içinde bırakıldığı,
ayrıca; mahkemece resmi belgelere dayalı olarak usulünce yapılan inceleme ve araştırmada öncesinin orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşılmasına göre; Yönetimin davasının kabulü ile taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Ne var ki; Yönetim, tapu iptali ve tescil istemi yanında da elatmanın önlenmesi yönünde de bir karar verilmesini istemiştir. Mahkemece bu hususta olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. bentte açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin elatmasının önlenmesine ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek yatırana halinde iadesine 22/09/2008 günü oybirliği ile karar verildi.