Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/8106 E. 2008/12160 K. 06.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8106
KARAR NO : 2008/12160
KARAR TARİHİ : 06.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar vekili su altında kalması nedeni ile Eğil Kadastro Kahkemesince kadastro dışı bırakılan … Köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin müvekkillerine ait olduğunun tespiti ile kamulaştırma bedelinin 40000 YTL arttırılarak fiili el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte D.S.İ’ den tahsili ile davacılara verilmesi talebi ile dava açmıştır. Mahkemece 13.9.2007 tarihli oturumda, 17.10.2001 ve 19.02.2003 tarihli oturumlara davacıların veya vekillerinin katılmadığı ve dosyanın müracata bırakıldığı ve 13.9.2007 tarihli oturuma da davacıların veya vekillerinin katılmadığı ve dosyanın 3. kez müracaata bırakıldığı anlaşıldığından H.Y.U.Y’nın 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili 30.7.2007 tarihinde faksla mazeret talebinde bulunmuş ve 31.7.2007 tarihli oturumda davacılar vekilinin mazeretinin kabulü ile duruşmanın 13.09.2007 tarihine bırakılmasına karar verilmiş, ara kararında duruşma gününün davacılar vekiline tebliğine ilişkin olumlu yada olumsuz hüküm kurulmamış ve 13.9.2007 tarihli oturumda davacılar vekili gelmediği için dava dosyası 3. kez müracaata bırakıldığından H.Y.U.Y’nın 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Taraflardan biri veya vekili bir engel nedeni ile duruşmaya gelememiş, mazeret dilekçesi göndermiş ve mahkeme tarafından mazeretinin kabulüne karar verilmiş ise mazeret dilekçesi gönderen taraf pul … ise onunla vermemiş ise diğer taraftan alınmak veya suçüstü ödeneğinden karşılanmak suretiyle mazereti olan tarafın bundan sonraki duruşmaya çağrılması gerekir. Çünkü işin mahiyeti ve mahkemenin türüne göre yargısal işlem ancak tefhim veya tebliğ ile sıhhat kazanır. H.Y.U.Y.’sında mazeret üzerine gelmeyen tarafın duruşma gününü mahkeme kaleminden öğrenmesi hususunda bir hüküm bulunmamaktadır. Mazeret dilekçesi gönderen tarafın duruşma günün mahkeme kaleminden öğrenmesine karar verilemeyeceği gibi bu konuda karar verilmemiş olması doğru değildir.Davacı vekilinin mahkemece kabul edilen mazeretini müteakip kendisine duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmemiştir. Davacılar vekilinin duruşma gününü öğrendiği halde 13. 9.2007 tarihili oturuma gelmediği biçiminde değerlendirme yapılarak davanın ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakıldığı kabul edilerek H.U.M.Y ‘nın 409/son
maddesindeki koşullarının oluşmadığı düşünülmeksizin aksının kabulü sureti ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir. ( H.G.K 25.9.1996 gün 1/490-635)
Sonuç : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 06.10.2008 günü oybirliğiyle karar verildi.