Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/8113 E. 2008/12177 K. 06.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8113
KARAR NO : 2008/12177
KARAR TARİHİ : 06.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.09.1952 tarih 1951/131 -131 sayılı kararı ile çekişmeli 119 ada 7,8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanın adlarına tescil edildiğini, bu nedenle, 119 ada 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescili talebi ile dava açmışlardır. Çekişmeli … Köyünde 1997 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 119 ada 7 parsel sayılı taşınmaz hali arazi niteliğiyle ve 6676,92 m2 yüzölçümü ile; 119 ada 8 parsel sayılı taşınmaz … niteliğiyle ve 35301,48 m2 yüzölçümü ile, 119 ada 9 parsel sayılı taşınmaz … niteliğiyle ve 56280,19 m2 yüzölçümü ile hazine adına tespit edilmiş olup halen ayni şekilde tapuda kayıtlıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacılar vekili ve vekalet ücretine yönelik olarak davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tescil davası niteliğindedir.
1) İncelenen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1951/131-131 sayılı dava dosyasından davacısının … … olduğu davanın hasımsız açıldığı ve mahkemece sınırları gösterilen 912 dönüm yerin davacı adına tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu dosyada hazine taraf olmadığından hazinenin katılımı olmaksızın verilen karar hazineyi bağlamaz . Ayrıca incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, çekişmeli taşınmazların … ve … alan olduğu, zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı ve genel arazi kadastrosunun yapıldığı 1997 tarihine kadar davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile mülk edinme şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre mahkemece davacıların davasının reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; davanın reddine karar verildiği davalı hazine vekili duruşmalara katıldığı halde davalı hazine vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasına “davacı Hazine vekili lehine avukatlık ücret tarifesi gereğince taktir olunan 350.00.-YTL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 06/10/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.