Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/8119 E. 2008/12556 K. 09.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8119
KARAR NO : 2008/12556
KARAR TARİHİ : 09.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.10.2006 gün ve 2006/13635-13320 sayılı bozma kararında özetle; “Her şeyden önce kaldırılması istenen şerhin, taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının serbestçe kullanılmasına engel teşkil edecek nitelikte kayıt olduğu, bu şerhin yasal olmadığı iddiasıyla dava açma hakkının taşınmazın tapudaki malikine ait olduğu, bu nedenle davacı gerçek kişinin dava … bulunmadığı şeklindeki gerekçeyle, araştırma ve keşif yapılmaksızın davanın reddi yoluna gidilmesinin doğru olmadığını, davacı gerçek kişinin taşınmazı satın aldığı tarihte beyanlar hanesinde, dava ile kaldırılması istenen şerhin mevcut olduğu, davacı gerçek kişi taşınmazı satın alırken bu şerhi bilmediğini yada hataya düştüğünü değil, taşınmazın orman ve Hazine ile ilgisinin olmadığı, beyanlar hanesindeki şerhin yasal olmadığını iddia ettiği, bu nedenle külli halef olarak bayilerinin sahip olduğu haklara ve sıfatlara sahip olduğu, bu haklara dayalı iddia ve defilerin aslını ve doğruluğunu mahkemenin araştırması gerektiği, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan şerhin yasal olup olmadığının usulünce tahkik edilmesi gerektiği, bu araştırmada çekişmeli imar parselinin geldiği kadastro parselinin hukuki durumunun değil, imar haritasına göre zeminde kapladığı yerin hukuki durumunun araştırılması gerektiği, bir kesin hükümden söz edilebilmesi için, çekişmeli parselin, fiili olarak, imar yoluyla geldiği 273 sayılı parselden müfrez 568 sayılı parsel içinde kalmasının zorunlu olduğu, çekişmeli imar parselinin fiili olarak 568 sayılı kadastro parseli sınırları içinde kalmadığının belirlenmesi halinde, davacı gerçek kişi yada bayilerinin kesin hükümden yararlanma olanağı bulunmadığı, açıklanan hususlar gözetilerek, davacının davası doğrultusunda araştırma yapılıp, tüm delillerinin usulünce toplanması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu … … Köyü 103 ada 6 sayılı parselin beyanlar hanesine 07.02.1995 tarihinde 643 yevmiye numarası ile konulan “6831 Sayılı Yasanın 2. Maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan sahada kalmaktadır” şeklindeki şerhin silinmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerhin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılan 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına itirazlar komisyonca incelenip ilan edilmediğinden, uygulamaların yasada 2896 Sayılı Yasa ile yapılan değişikliklere göre yeniden ele alınması ve 2/B uygulaması olarak sonuçlandırılması gerektiğinden, 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre çalışma yapılmış, bu çalışma sonuçları da ilan edilmeden 3302 sayılı yasa yürürlüğe girdiğinden, 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan çalışma sonuçları da 08.07.1988 tarihinde ilan edilmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 09/10/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.