Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/8210 E. 2008/12165 K. 06.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8210
KARAR NO : 2008/12165
KARAR TARİHİ : 06.10.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 102 ada 66 parsel sayılı 360200 m2 yüzölçümünde; 102 ada 77 parsel sayılı 3200 m2 yüzölçümünde ve 101 ada 38 parsel sayılı 365800 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 102 ada 66 ve 101 ada 38 parseller içinde kalan bir kısım yere, … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 101 ada 38 parsel içinde kalan bir kısım yere, … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile tapu ve vergi kayıtlarına dayanarak 102 ada 66 ve 77 numaralı parsellere yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece … …’in davasının feragat nedeni ile reddine, … …’ın davasının sübut bulmadığından reddine, …’un davasının kısmen kabulü ile (66/A-1 ) ile gösterilen 1828 m2’lik kısım ile 102 ada 77 parsel sayılı taşınmazın … adına, 102 ada 66 parsel sayılı taşınmazın geri kalan kısmının orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1) Mahkemece davacı … … ve …’ın davalarının reddine karar verildiği halde tutanağı itirazlı olan 101 ada 38 numaralı parsel hakkında hüküm kurulmamıştır.
2) Davacı … tarafından dava konusu edilmemiş olduğu halde 102 ada 59 ve 102 ada 79 parsel sayılı taşınmazlar bu dosya ile birleştirilen kadastro mahkemesinin 2002/134 ve 2002/133 esas sayılı dava dosyaları ile itirazlı olarak gösterilerek tutanak asılları dosya gönderilmiş olduğu halde (bu parsellere yönelik olarak dava konusu olmadıkları anlaşıldığından tutanak asıllarının olağan yollardan kesinleştirilmesi için kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken ) bu parseller hakkında hüküm kurulmamıştır.
3) Davacı …’un dayandığı tapu ve vergi kayıtları mahallinde uygulandığı halde fenni bilirkişi tarafından mahalli bilirkişi beyanları dikkate alınarak tapu ve vergi kayıtlarının kapsadığı alanları gösterir denetlemeye elverişli kroki çizilmemiştir.
4) Hükme esas alınan raporu düzenleyen … ve orman bilirkişiler keşif sırasında uyguladıklarını bildirdikleri orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (… veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterdikleri rapor düzenlememişlerdir.
5) Keşif sonucu alınan orman bilirkişi raporunda (66/A-1 ) ile gösterilen kısmın yüzölçümü 1828 m2 olarak, fenni bilirkişi raporunda 1789 m2 olarak bildirilmiş olup iki rapor birbiri ile çelişkilidir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Bu nedenle öncelikle :
1) çekişmeli 101 ada 38 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak davacılar … … ve …’ın davalarının reddine karar verildiğinden 101 ada 38 numaralı parselin tespit gibi orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmeli;
2) Davacı … tarafından dava konusu edilmemiş olduğu halde bu dosya ile birleştirilen kadastro mahkemesinin 2002/134 ve 2002/133 esas sayılı dava dosyaları ile itirazlı olarak gösterilen 102 ada 59 ve 102 ada 79 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanak asıllarının olağan yollardan kesinleştirilmesi için Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmeli;
3) Sulh hukuk mahkemesinin 1996/353-296 sayılı kararı ile sınırları gösterilen 104600 m2 yüzölçümündeki taşınmazın …’un zilyetliğinde olduğuna karar verilmiş ise de bu dava hasımsız olarak açılmış olup Orman Yönetiminin katılımı olmaksızın oluşan hüküm Yönetimi bağlamaz.Dosyada mevcut orman bilirkişi raporunda çekişmeli 102 ada 77 numaralı parselin yeşil orman alanı içinde kaldığı bildirilmektedir.102 ada 77 numaralı parselin Sulh hukuk mahkemesinin 1996/353-296 sayılı kararı ile …’un zilyetliğinde olduğu bildirilen alanda kaldığı kabul edilmiş olsa dahi; bu karar orman yönetimini bağlamadığından ve çekişmeli taşınmazın öncesi orman sayılan yerlerden olup zilyetlikle kazanılan yerlerden olmadığından bu parsele yönelik davanın reddi ile tespit gibi orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmeli ;
4) Davalı … Yönetiminin 102 ada 66/A-1 bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince :Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; davacının dayandığı tapu ve vergi kayıtları mahalli bilirkişiler … ile mahallinde uygulanmalı, fenni bilirkişi tarafından tapu ve vergi kayıtlarının kapsadığı taşınmazları gösterir denetlemeye elverişli kroki düzenlenmeli, dosyada mevcut ziraatçı bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın son 4-5 yıldır sürüldüğü bildirilmiş olduğundan taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olmadığının belirlenmesi halinde; dayanılan tapu ve vergi kayıtların kapsamında kalmadığı anlaşıldığı halde davacı … lehine tespit tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin oluşmadığı anlaşıldığından bu husus ta dikkate alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 06/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.