Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/8434 E. 2008/12496 K. 09.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8434
KARAR NO : 2008/12496
KARAR TARİHİ : 09.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.09.2007 gün ve 2007/7351-11473 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğu gerekçesiyle reddine karar verilmişse de, Hazineden ayrı bir tüzel kişiliği bulunan Orman Yönetimi için kesin hüküm oluşturmayacağı, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarih, 208 sayılı kararla, 1942 yılında yapılan orman kadastrosunun, sadece … İdaresinin dayandığı … Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden iptal edildiği, Vakıf tapusu kapsamı dışında kalan taşınmazlar yönünden 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun geçerliliğini sürdürdüğü, … Köyünde 1952 yılında çalışan I ve 2 numaralı makiye ayırma komisyonları, 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 5. maddesinde öngörülen kişilerden oluşmadığından kuruluşu yasaya uygun olmadığı gibi, yönetmelik hükümlerine de aykırı oluşturulduğu, ayrıca bu komisyonun yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı çalıştığı, zemine uygulama imkanı olmayan ölçeksiz kroki niteliğinde bir harita düzenlediği, yasaya aykırı kurulan komisyon tarafından yasaya aykırı olarak makiye ayrılan yerler için … tevzi işlemleri de yapılmadığı, 1942 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile belirlenen orman sınırlarını değiştirmeye hiç bir merci ve makamın yetkili olmayıp, makiye ayırma komisyonlarına da yasa ve yönetmelikte hiç bir şekilde böyle bir yetki verilmediğinden, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, yasa ve yönetmeliğe aykırı olarak makiye ayrılan taşınmazların, hukuken orman olduğunun kabul edilmesinin zorunlu olduğu, Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritaları, arazi kadastro paftası ile makiye ayırma tutanaklarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişiler ve … bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli parselin 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bırakıldığı, 1952 yılında makiye ayrılmasının yok hükmünde olduğu, 1976 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda 19 Ağustos 1976 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 32/j ve 51. maddeleri gereğince taşınmazın fiilen orman olan bölümü orman sınırları içine alınıp, 1942 yılı tahdidi içinde kalan bir bölümün de orman sınırları dışında bırakıldığı belirlendiği, 1942 yılı orman kadastro sınırları içinde olduğu göz önünde bulundurulmadan, 1976 yılında 7 numaralı orman kadastro komisyonunca yapılan hatalı orman kadastrosu ile dava konusu parselin bir bölümünün orman sınırı dışında bırakılmasının hukukça değer taşımayacağı bir orman kadastro komisyonunca yapılan ve usulünce kesinleşen orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılan yerlerin, yasal olmayan gerekçelerle başka bir orman kadastro komisyonunca yeniden orman kadastrosu yapılarak orman sınırları dışında bırakılmasının hukuken değer taşımayacağı, orman sınırları içinde bulunan taşınmazlar hakkında oluşturulan tapu kayıtları özde orman olan taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu, 2886 Sayılı Devlet İhale Yasasının 74. maddesi ile bu maddeye göre çıkartılan yönetmeliğin 58/e maddesine göre orman alanlarının satışının önlendiğine, bu nedenle orman niteliğiyle tapuda Hazine adına kayıtlı olan taşınmazın, 2886 Sayılı Yasanın 45. maddesi gereğince Hazinenin özel mülkü gibi işlem yapılarak ihale yolu ile satışının hukuken geçerli olmadığı gözetilerek davanın tümden kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, çekişmeli … Köyü 1070 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı … Yönetimi, 14.12.2004 tarihli dilekçesiyle, … Köyü 1070 parsel sayılı taşınmazın yörede 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki taşınmaz için kadastro yoluyla oluşturulan tapu kaydının iptal ve orman niteliğiyle tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra ilk tahditin aplikasyonu ve sınırlandırması Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile iptal edilen ormanların kadastrosu 1976 yılında yapılıp ekip çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, itirazları inceleyen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri ise 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. 36 numaralı orman kadastro komisyonunca 1988 yılında aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
… Köyünde 1988 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda, 1070 parsel sayılı 670 m2 yüzölçümündeki çekişmeli parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve tarla niteliğiyle, … adına tesbit edilmiş, … Yönetiminin ve bir kısım davacı gerçek kişilerin tapuya dayalı davalarının reddine, Hazinenin katılma yoluyla davasının kabulüne ve taşınmazın Hazine adına tesciline ilişkin Kadastro Mahkemesinin 15.12.1993 gün ve 1991/2468-1993/1618 sayılı kararının temyiz yolu kullanılmadan kesinleşmesiyle Hazine adına tescil edilmiş, Hazine tarafından 2886 Sayılı Yasanın 45. maddesi gereğince ihale ile satılarak davalı gerçek kişi adına tescil edilmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09/10/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.