YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8709
KARAR NO : 2008/11240
KARAR TARİHİ : 17.09.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Medeni Yasanın 713. maddesine göre 05.04.2006 tarihinde açılan tescil davasının 02.03.2007 tarihinde reddine ve fen bilirkişi raporda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen toplam 9059 m2 yüzölçümündeki taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edildikten sonra dosya temyiz aşamasında iken … Köyünde genel arazi kadastro çalışmasına başlanılmış ve dava konusu edilen taşınmaz hakkında 127 ada 48 parsel sayılı 9507 m2 yüzölçümü ile kadastro tutanağı düzenlendiği, tutanağın 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesine göre davalı olması nedeniyle maliki açık bırakılarak kadastro mahkemesine aktarıldığı, … Kadastro Mahkemesinin 2007/245 esasına kaydedildiği ve davanın derdest bulunduğu, Dairenin iade kararı üzerine gelen yazılı cevaplarından anlaşılmıştır.
3402 Sayılı Yasanın 26/son maddesinde “kadastro mahkemesinin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği günde başlar”, aynı yasanın 27. maddesinde ise “mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re’sen devrolunur” hükümleri yeralmaktadır.
Somut olayda; tescile konu taşınmaz hakkında hükümden sonra kadastro tutanağı düzenlenmiş olduğu anlaşıldığından ve görev hususu kamu düzenine ilişkin olup hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında resen gözönünde bulundurulması gerektiğinden, mahkemece GÖREVSİZLİK kararı verilerek dosyanın kadastro mahkemesine aktarılması gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’nun temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 17/09/2008 günü oybirliği ile karar verildi.