YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8823
KARAR NO : 2008/13168
KARAR TARİHİ : 16.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.10.2003 gün ve 2003/10227-10589 sayılı bozma kararında özetle; “Hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli parselin hem 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ve hem de 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının bildirildiği, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeki kadastro tesbitlerinin hukuki değeri bulunmadığı, ancak böyle taşınmazların 1744 Sayılı Yasa Uygulamasıyla orman sınrıları dışına çıkarılmışsa sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise mülkiyetinin tekrar tapu sahibini intikal edeceği, bu şekilde orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin daha sonra nitelik kaybı nedeniyle yeniden orman dışına çıkarılmasının hukuki değerinin bulunmadığı, bu nedenlerle, çekişmeli taşınmazın hangi alışmada orman dışına çıkarıldığının kesin olarak belirlenmesi, 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman dışına çıkarılan yerleri tahdit öncesi tapu sahibine intikal edeceği gözetilerek dayanılan tapu kaydının yöntemince uygulanması bilirkişilere uygulamayı gösteren kroki ve rapor düzenlettirilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kalan tapu kaydının iptali ve tesciline, el atmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli Eldirek Köyü 345 sayılı parselin bulunduğu yerde dava tarihinden önce 28.10.1948 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 1975 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 05.12.1974 tarihinde, komisyon çalışması 27.1.1977 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 5.12.1975 tarihinde, komisyon incelemesine tabi tutulan yerlerde 27.01.1978 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile 1989 yılında yapılıp, 18.5.1990 tarihinde ilan edilerek 18.11.1990 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasayla ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
26.04.1976 tarihinde kesinleşen genel kadastroda Eldirek köyü 345 parsel sayılı 6640 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle Ağustos 1308 tarih 2 sıra numaralı tapu kaydıyla öncesinde, dava dışı 346 Parsel sayılı 11600 m2 yüzölçümündeki kargir ev ve tarla niteliğiyle … … … adına tesbiti kesinleşen taşınmaz ile bir bütün olduğundan söz edilerek … ve … adlarına tesbiti kesinleşerek tapuya kayıt edilmiş: Orman Yönetimi tarafından … ve … aleyhine kesinleşen orman kadastrosuna göre 12.02.2002 tarihinde açılan tapu iptal tescil davasının kısmen kabulüne, parselin 6542.19 m2 bölümünün 345 parsel sayısıyla kargir ev ve tarla niteliğiyle davalı gerçek kişiler, taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı belirlenen sırasıyla 48.14 m2, 36.40 m2, 13.27 m2 bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin … Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 21.4.2003 gün ve 2002/77-215 sayılı kararının Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.12.2004 tarihinde 2002/8694 -1370 sayılı kararıyla onanmasından sonra, karar düzeltme isteminde bulunulmadığından 8.3.2005 tarihinde kesinleşmiştir.
Kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritası ile mahkeme kararlarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif soncu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parselin Ağustos 1308 Tarih 2 Sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken kesinleşmiş 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla 12.11.1974 tarih ve 5 numaralı tutanak ile tapu sahipleri adına orman dışına çıkarıldığı, Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 21.04.2003 gün ve 2002/77-215 sayılı kararı ile orman olduğuna karar verilen bölümlerin 1645, 1646 ve 1647 parsel sayısı ile tapuya tescil, çekişmeli 345 parsel ile dava ışı 346 sayılı parsellerin yüzölçümlerinin tapuya … geçirildiği bildirilmişse de, hükme dayanak yapılan araştırma ve bilirkişi raporları hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; hükme dayanak yapılan bilirkişi raporları 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritalar ile parselin tesbitine esas alınan tapu kaydı, tapu kaydının uygulandığı parselleri dıştan çevreleyen parsellerin tutanakları ve dayanağı olan tapu vergi kayıtları ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmemiş ve yöntemince uygulanmadığı gibi, çekişmeli parselin yasa gereği tapu sahipleri adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olup olmadığı, başka deyişle yasal koşulların oluşup oluşmadığı irdelenmemiştir.
1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yer, orman tahdidinin kesinleştiği tarihten daha önceki zamanlarda tapuya kayıtlı olsa dahi, mülkiyeti tapu sahibine intikal etmez. Çünkü, 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinde yazılı “ Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı …. anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmü, sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihinden daha önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için oluşturulan tapu kayıtlarına ilişkindir. Taşınmazın öncesinin orman olsun olmasın, o yer kesinleşen orman sınırı içinde bulunduğu sırada oluşturulan tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği gibi, taşınmazın öncesinin orman sayılan yer olması ve 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde, o yer orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, yine bu tapu kaydına değer verilemez ve o yerin mülkiyeti tapu sahiplerine intikal etmez. 1744 Sayılı Yasanın 2/6 maddesi gereğince çıkartılan ve 22 Temmuz 1974 tarihli Resmi Gazete Yayınlanarak yürürlüğe giren “Orman Sınırları Dışına Çıkartılacak Yerler Hakkında Tüzük”ün 34. maddesi “Orman Kadastro ekipleri; düzenleyecekleri tutanaklarda orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırları içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için orman sayılan yer haline dönüşmüş ve fakat 6831 Sayılı Orman Yasasının değişik 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarılması gerekli olan yerleri, tapu sahibi kimliğini, tapunun tarih ve numarasını yazmak suretiyle ayrı bir madde halinde belirler. Bu gibi yerler … fotoğraflarına ve haritalarına işlenir veya yersel ölçüleri yapılır”. Yine aynı Tüzüğün 41/2. maddesi “inceleme kurulları … esasen orman sayılmayan yerlerden olduğu neticesine vardıkları yerler hakkında 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. maddesine göre inceleme yapamazlar”. Yasanın ve yukarıda yazılı tüzük hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu; 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin mülkiyetinin tekrar tapu sahiplerine intikal edebilmesi için;
1- Taşınmazın öncesi orman olup da bilim ve … bakımından nitelik kaybetmesi nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkrası gereğince orman reijmi dışına çıkartılan yer olmamalıdır (Bu tür yerler ister itiraz sonucu, isterse itiraz edilmeden kesinleşen orman sınırı içinde kalmışsa o yer tapulu olsa dahi mülkiyeti tapu sahibine intikal etmez.). Çünkü, tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde olduğundan sahibine hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmamıştır.
2- 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkra hükümlerine uymadığı, yani aslında orman olmadığı ve tapulu bulunduğu halde, yanlışlıkla orman sınırı içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için hukuken orman sayılan yer haline dönüştüğü anlaşılarak, nitelik kaybetme ya da etmeme konusunda inceleme kurulları tarafından hiçbir araştırma yapılmadan, orman sınırlarının düzeltilmesi sonucu 2. maddenin ikinci fıkrası gereğince orman sınırları dışında bırakılmalıdır.
3- Çekişmeli taşınmazı içine alan ilk orman kadastrosu itirazsız kesinleşmiş olmalıdır (Çünkü, taşınmazı içine alan orman kadastrosu itiraz sonucu kesinleşirse, bu durum o yerin öncesinin orman olduğunu, dolayısıyla taşınmazın orman sınırı içine alınmasından önce oluşturulan tapu kaydının aslı orman olan yerde yolsuz olarak oluşturulduğu itiraz sonucu belirlenmiş olduğundan, malikine mülkiyet … kazandırmaz).
4- Dayanılan tapu kaydı, taşınmaz orman sınırları içine alınmadan önce oluşturulmuş olmalı ve yüzölçümü ile geçerli olarak çekişmeli taşınmazı kapsamalıdır.
5- Dayanılan tapu kaydı,13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa gereği devletleştirilmemiş olmalıdır ya da devletleştirilmiş sayılmamalıdır.
6- Dayanılan tapu kaydı, 3116 Sayılı Yasanın Muvakkat 1. maddesi ya da başka bir kamulaştırma Yasası gereğince kamulaştırılmış olmamalıdır.
7- Orman sınırlamasının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışında bırakma işlemi 1744 Sayılı Yasanın yürürlükten kalktığı 1 Ocak 1984 tarihine kadar tamamlanmış olmalıdır.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle çekişmeli parselin kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı ile revizyon parsellerinin etrafını çeviren komşu parsellerin tesbit tutanakları ile var ise dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları, taşınmazın bulunduğu yerde 1948 yılında yapılan orman kadastrosuna , 1974 yılında yapılan 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yansın 2. madde uygulamasına ve daha sonraki yıllarda yapılan 3302 sayılı yasa döneminde yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin görevlendirme, işe başlama, çalışma ve sonuçların askı ilan tutanakları ile bu çalışmalarda üretilen orman kadastro haritası ve 2/B madde uygulamasına ilişkin haritalar ayrı ayrı üzerine tarihleri yazılmak suretiyle, eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafları getirtilip dosyasına eklenmeli, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, kadastro tesbitine esas alınan tapu kayıtları yeterince yaşlı bilirkişiler vasıtasıyla yöntemince uygulanmalı, yerel bilirkişi sözleri komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafı ve amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785, 5658 Sayılı Yasalar ile 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/1 ve 2/2. Maddesi karşısındaki durumu saptanmalı; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri kroki düzenlettirilmeli; orman kadastrosuna ilişkin tüm tutanak ve haritalar 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek, Bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın 1948 yılında düzenlenen tahdit haritası, 1977 ve 1989 yıllarında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde çalışmasından sonra oluşturulmuş haritalara göre konumunu gösteren bu haritalar ile irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, haritalar ile genel arazi kadastro paftasının ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmek suretiyle en az yukarıda sayılan orman sınır noktalarını içerecek birleşik ve müşterek imzalı ölçekli kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanarak teknik ve bilimsel verileri bulanan rapor ve kroki alınmalı, orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği, aplikasyo ve fenni hataların düzeltilmesi gibi çalışmalarla kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki bir yerin orman sınırları dışında bırakılamayacağı ancak, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri gereğince kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışındaki bir yerin orman olarak sınırlandırılabileceği ve yukarıda tapu sahibi adına orman dışına çıkarma şartlarının oluşup oluşmadığı da tartışılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerde, davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 16.10.2008 günü oybirliği ile karar verildi.