YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8980
KARAR NO : 2008/17620
KARAR TARİHİ : 16.12.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan davacı … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında dava konusu, … Köyü 106 ada 19, 31, 37, 38 ve 40 sayılı parseller ham … niteliği ile Hazine adına,106 ada 30 sayılı parsel kerpiç ahır ve ağıl niteliği ile … …,106 ada 32 sayılı parsel tarla niteliği ile, … kızı … … ,106 ada 34 sayılı parsel tarla niteliği ile …, … ve … , 106 ada 35 sayılı parsel tarla niteliği ile … kızı … …, 106 ada 36 sayılı parsel tarla niteliği ile … … adlarına belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiş, 106 ada 39, 42, 43, 44, 45, 46 ve 47 parsel sayılı taşınmazlarda kamu malı mera olarak sınırlandırılmıştır.
Davacılardan Kahyali ve … Köy Tüzel kişilikleri … Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 106 ada 19, 31, 37, 38 ve 40 sayılı parseller ile 108 ada 1 ve 4 sayılı parsellerin mera olduğu halde Hazine adına hali arazi olarak tespit edildiğini, yine 106 ada 39, 42, 43, 44,45, 46, 47 sayılı parseller …, …, …, … ve … Köylerinin ortak merası olduğu halde, sadece … Köyünün merası olarak tespit edildiğini, 106 ada 28, 33, 29, 30,32, 35, 34, 36 sayılı parseller de mera olduğu halde, 106 ada 28, 33 sayılı parsellerin … oğlu, … …, 106 ada 29 sayılı parselin … oğlu … …, … , … … adına, 106 ada 30 sayılı parselin … …, 106 ada 33, 35 sayılı parsellerin … kızı … …, 106 ada 34 sayılı parselin …, … ve …, 106 ada 36 sayılı parselin de Ibrahim … adına yapılan tespitlerin yanlış olduğunu ileri sürerek tespitlerin iptali ile …, …, …, … ve … köylerinin ortak merası olarak tespit ve tescilini istemişlerdir.
Birleştirilen 2005/9-29 E.K. sayılı dosyanın davacıları … ve … köyleri … köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 108 ada 1 ve 4, 122 ada 22 , 132 ada 2 106 ada 39,40,42,43,44,45,46,47, 115 ada 30, 107 ada 1,2,3 numaralı parsellerin MALİ, …, KASAP, SETNAMİ, SET – … olarak bilinen mera ve … yeri olduğu halde bir kısmının davalı … Köyü adına tespit edildiği, bir kısmının da mera özelliği ortadan kaldırılarak hali arazi olarak Hazine adına tespit edildiğini ileri sürerek, tespitin iptali ile 108 ada 1 ve 4 numaralı parsellerin mera olması nedeniyle … ve … köyleri adına tespitini, Hazine adına tespit edilen diğer parsellerin … köyü ile …, … Köyleri adına tespitini, … köyü adına tespit edilen 122 ada 22 ve132 ada 2 numaralı parsellerin tespitlerinin iptali ile … Köyü adına tespit edilmesini, 106 ada 39,40,42,43,44,45,46,47 nolu parseller ile 115 ada 30 nolu parsel, 107 ada 1, 2 ve 3 nolu parsellerin de Set – … Yaylasi içinde kalması nedeniyle tespitlerinin iptali ile …, …, …, … Köylerinin merası olarak tespit ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
-2-
2008/8980-17620
Mahkemece bağlantı nedeniyle ham … niteliği ile Maliye Hazinesi adına tespit edilen 106 ada 19, 31, 37, 38 ve 40 ve mera olarak sınırlandırılan 106 ada 39, 42, 43, 44, 45, 46, 47 ve kişiler adına tespit edilen 106 ada 30, 32, 34, 35 ve 36 nolu parsellere ilişkin davaları birleştirilmiş, diğer parsellere yönelik davalar ise ayrılmıştır.
Orman Yönetimi 07.11.2007 tarihli dilekçesiyle … Köyü, 106 ada 38 nolu parselin orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle davaya katılmıştır.
Yargılama sırasında davacılar … ve Kahyali Köyleri 02.03.2005 tarihli ve 04.04.2005 tarihli duruşmalar ile 10.09.2007 tarihinde yapılan kesifte, davalı gerçek kişiler adlarına tespit edilen … Köyü, 106 ada 28, 33, 29, 30, 32, 35, 36, 34 nolu parsellerin gerçek kişiler adına yapılan tespitlerin doğru olduğunu belirterek bu parsellere yönelik davalarından feragat etmişler, ancak … Köyü, 106 ada 40, 19, 31, 37 ve 38 nolu parseller yönünden davalarına devam ettiklerini bildirmiştir.
Mahkemece 1- Davacılardan … ve … Köylerinin Akçadağ İlçesi, … Köyü, 106 ada 30, 32, 34, 35 ve 36 nolu parseller hakkında açtıkları tespite itiraz davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, dava konusu, … Köyü, 106 ada 30, 32, 34, 35 ve 36 nolu parsellerin TESPIT GIBI kişiler adlarına TAPUYA KAYIT VE TESCILINE,
2- Davacılardan … ve … Köylerinin … Köyü, 106 ada 19 nolu parsele yönelik davasının REDDİNE, … köyü, 106 ada 19 nolu parselin TESPİT GİBI ham … niteliğiyle Hazine adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE ,
3- Davacılardan Dumlova ve Kahyali Köylerinin Ortaköyköyü, 106 ada 31, 37 nolu parsellere yönelik davasının KABULÜNE, dava konusu, … köyü, 106 ada 31 ve 37 nolu parsellerin TESPİTLERİNİN İPTALİ İLE; MERA OLARAK SINIRLANDIRILMALARlNA VE ÖZEL SİCİLLERİNE YAZILMASINA,
4- Davacılar Dumlova, … Köylerinin ile birleşen 2005/9-29 E.K. sayılı dosyanın davacıları … ve … Köylerinin … Köyü, 106 ada 40 nolu parsele yönelik davasının KABULÜNE, … Köyü, 106 ada 40 nolu parselin TESPİTİNİN İPTALİ İLE, MERA OLARAK SINIRLANDIRILMASINA VE ÖZEL SİCİLİNE YAZILMASINA,
5- Katılan davacı … İdaresinin … Köyü, 106 ada 38 nolu parsele yönelik davasının KISMEN KABULÜNE ve 106 ada 38 nolu parselin TESPİTİNİN İPTALİ İLE; 106 ada 38 nolu parselin, … bilirkişisi …’nin 27.11.2007 havale tarihli rapor ve haritasında (C) ile gösterilen, yeşil renkle … 3614,97 m2 yüzölçümündeki bölümüne, (B) ile gösterilen yeşil renkle … 36133,39 m2 yüzölçümündeki bölümüne aynı köy, aynı ada son parsel numarası verilerek ORMAN NİTELİGİ İLE HAZİNE ADINA TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE
6- Davacılar … ve … Köylerinin … Köyü, 106 ada 38 nolu parsele yönelik davasının KISMEN KABULÜNE, 106 ada 38 nolu parselin TESPITININ IPTALI ILE; 106 ada 38 nolu parselin … bilirkişisi …’nin 27.11.2007 havale tarihli rapor ve haritasında (A) ile gösterilen 158834,80 m2. yüzölçümündeki bölümün 106 ada 38 nolu parsel olarak MERA NİTELİGİ İLE SINIRLANDIRILMASINA VE ÖZEL SİCİLİNE YAZILMASINA,
7- Davacılar …, … Köyleri ve birlesen 2005/9-29 E.K. sayılı dosyanın davacıları … ve … köylerinin meraların aidiyeti ile ilgili istemleri konusunda; dava dilekçelerinin görev yönünden REDDINE, ve MAHKEMENİN GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın yetkili ve görevli Akçadag Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, karar verilmiş, hüküm katılan davacı … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamış, … Köyünde 4342 Sayılı Kanuna göre mera tespit çalışması yapılmıştır.
-3- 2008/8980-17620
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada 106 ada 38 nolu parselin, … bilirkişisi …’nin 27.11.2007 havale tarihli rapor ve haritasında (C) ile gösterilen, yeşil renkle … 3614,97 m2 ve (B) ile gösterilen yeşil renkle … 36133,39 m2. yüzölçümündeki bölümünün orman sayılan yerlerden 106 ada 31, 37 ve 40 sayılı parsellerin ise tamamının mera niteliğindeki yerlerden anlaşıldığına meraların aidiyeti ile ilgili istemler mahkemeden yenilik doğurucu hüküm almayı gerektirdiğinden 3402 Sayılı Yasanın 25/3. maddesi gereğince davaya bakma görevinin genel mahkemeye ait olduğundan yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, HAZİNENİN bu taşınmazlara yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 106 ada 38 nolu parselin, … bilirkişisi …’nin 27.11.2007 havale tarihli rapor ve haritasında (C) ile gösterilen, yesil renkle … 3614,97 m2 ve (B) ile gösterilen yeşil renkle … 36133,39 m2. yüzölçümündeki bölümüne, 106 ada 31,37 ve 40 sayılı parsellerin ise tamamına yönelik usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA karar vermek gerekmiştir.
2- Katılan davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince: üzerinde fiilen ve eylemli olarak meşe ağaçları bulunan mahkemece 106 ada 38 nolu parselin … bilirkişisi …’nin 27.11.2007 havale tarihli rapor ve haritasında (A) ile gösterilen, 158834,80 m2. yüzölçümündeki bölümünün orman sayılmayan yer olduğu kabul edilerek MERA NİTELİGİ İLE SINIRLANDIRILMASINA VE ÖZEL SİCİLİNE YAZILMASINA karar verilmiş ise de,karara dayanak alınan uzman orman bilirkişisi … …’un 27.11.2007 havale tarihli raporunda özetle, “dava konusu 106 ada 38 sayılı parselin fiilen bazı bölümleri üzerinde meşe ve … ağaçları bulunduğu belirtilerek (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerinin orman ve … muhafaza karakteri taşıdığını, bilim ve … bakımından orman niteliği taşıyıp, uygulanan memleket haritası ve amenajman planı mesçere haritasına göre de kadimden beri orman arazisi olduğunu, (A) ile gösterilen bölümün ise orman ve … muhafaza karakteri taşımadığını, bilim ve … bakımından orman olmadığını, etrafındaki ormanlık alanların da bütünlüğünü bozmadığını, uygulanan memleket haritası ve amenajman planı mesçere haritasına da öncesinin ormanlık alan olmadığını” belirtmiş ancak rapora eklediği krokide çekişmeli taşınmazın eylemli biçimde meşe ağaçları ile kaplı olan bölümlerinin neresi olduğunu göstermemiştir. Meşe ve … ağaçları memleketimizdeki ormanların önemli ağaç türlerindendir. 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesine göre tabii olarak yetişen ve emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık topluluklarının yerleriyle birlikte orman sayılacağı, (A) ile gösterilen yerin (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerin ortasında yer aldığı ve ormancılık bilimine göre meşe tohumları ağır tohumlar grubundan olup rüzgar v.s. gibi tabi olaylarla başka bir yere taşınmasının mümkün olmadığı, daha önce arazi üzerinde bulunan meşelerin kesilip tahrip edilmesi sonucu toprakta kalan köklerinin sürgün vererek yeniden orman haline dönüşeceği gözetildiğinde, üzerindeki meşe ağaçlarının topluluk oluşturmayıp münferit halde bile olsa halen üzerinde, orman bitkisi olan meşe ağaçları bulunan taşınmazın orman bütünlüğündeki yerlerden sayılacağının düşünülmemiş olması doğru değildir. Eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenlerle, mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … arazi … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli;orman bitki ve ağaçlarının bulunduğu yerler ile münferit olarak meşe ve … ağaçları bulunan taşınmaz bölümleri ayrı renklerle işaretli duraksamaya yer vermeyecek biçimde kroki üzerinde gösterilmeli, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli,uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan yukarıda anlatılan konulara cevap verecek nitelikte krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmazın orman bütünlüğündeki yerlerden olup olmadığı irdelenerek, tüm yönleri orman niteliğindeki taşınmazlar ile çevrili yerler 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi kapsamında orman sayılan yerlerden olduğu gözetilmelidir.
-4-
2008/8980-17620
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; davalı HAZİNE vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, davaya konu 106 ada 38 nolu parselin, … bilirkişisi …’nin 27.11.2007 havale tarihli rapor ve haritasında (C) ile gösterilen, yeşil renkle … 3614,97 m2 ve (B) ile gösterilen yeşil renkle … 36133,39 m2. yüzölçümündeki bölümüne, 106 ada 31, 37 ve 40 sayılı parsellerin ise tamamına yönelik hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına
2) İkinci bentte açıklanan nedenlerle katılan davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davaya konu 106 ada 38 sayılı … bilirkisisi …’nin 27.11.2007 havale tarihli rapor ve haritasında (A) ile gösterilen,158834,80 m2. yüzölçümündeki bölümüne yönelik hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırına iadesine 16/12/2008 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
K A R Ş I O Y
Çekişmeli 106 ada 38 sayılı parsel kadastro sırasında ham … niteliği ile davalı Hazine adına tesbit edilmiş, … ve … Köyleri taşınmazın mera olduğunu iler sürerek dava açmışlardır. Mahkemece, 10.09.2007 tarihinde keşif yapılmış, yerel bilirkişi ve tanıklar 38 sayılı parselin hayvan otlatmak suretiyle mera olarak kullanıldığını bildirmişler, bilirkişi ziraat mühendisi taşınmazın % 10-25 eğimli olduğunu, bir bölümü üzerinde yoğun meşe ağaçları bulunduğunu, meşelik olmayan bölümlerinin taşlık ve … olup keven,. Kır kekiği, sütleğen gibi otlar bulunduğunu, meşelik olmayan kısmın 39 ve 40 sayılı mera parselleri ile bütünlük içinde olduğunu, sonuç olarak meşelik olan bölümün orman, kalan bölümün mera olduğunu bildirmiştir.
Keşiften sonra 19.10.2007 günlü 3 nolu ara kararı ile dava dilekçesi ve bilirkişi raporları Orman Yönetimine tebliğ edilmiş, Orman Yönetimi 07.11.2007 havale tarihli dilekçe ile taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, ormanların özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek davaya harcını yatırarak katılmıştır.
Orman Yönetimi davaya katıldıktan sonra 22.11.2007 tarihinde yeniden keşif yapılmış, hakim gözleminde taşınmazın kuzey bölümünde meşe ağaçları bulunduğu, güney bölümünde mera bitkileri bulunduğu tesbit edilmiş, bilirkişi orman mühendisi 26.11.2007 günlü raporunda taşınmazın % 4-35 eğimli olduğunu, kısmen hali arazi, kısmen meşe ve … ağaçları bulunduğunu, 1952 tarihli memleket haritası ve amenajman planına göre (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerin orman sayılan, (A) ile gösterilen bölümün orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmiş, … elamanı bilirkişi bu alanların yüzölçümünü hesaplamış ve krokide göstermiştir.
Çekişmeli 38 sayılı parselin komşusu olan 2, 3 ve 9 sayılı parseller tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak kişiler adına tesbit edilmiş ve kesinleşmiş, 39 sayılı parsel ise mera olarak sınırlandırılmış, meranın mülkiyeti konusunda köyler arasında dava konusu olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı Hazinenin temyiz konusu yaptığı, orman olarak Hazine adına tescile karar verilen 38 sayılı parselin (B) ve (C) bölümleri resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle onanmış, Orman Yönetiminin temyiz konusu yaptığı (A) bölümü ise, bilirkişi orman mühendisinin meşe ve … ağaçları ile kaplı alanları göstermediği, meşe ağaçlarının topluluk oluşturmayıp münferit halde olsa bile üzerinde meşe ağaçları bulunan taşınmazın orman bütünlüğündeki yerlerden olduğu, orman içi açıklık olup olmadığının incelenmediği, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek bozulmuştur.
Oysa, 38 sayılı parselin etrafında orman olarak tesbit edilen taşınmaz bulunmadığı gibi 2, 3 ve 9 sayılı parseller kişiler adına tesbit edilmiş ve kesinleşmiş, 39 sayılı parsel de mera olarak sınırlandırılmıştır. Güneydeki parseller … arazileridir. Kuzey doğudaki dereden sonra köy yerleşim alanı bulunmaktadır. Bu durumda, taşınmazın orman içi açıklık olması mümkün değildir.
Orman mühendisi bilirkişi gerekçeli raporunda 1952 tarihli memleket haritası ve amenajman planını ölçekleri eşitlemek suretiyle kadastro paftası ile çakıştırmış, taşınmazın meşelik olan ve orman sayılan bölümlerini belirlemiş … elamanı da koordinatlı krokide bu bölümleri göstermiştir. Araştırma ve uygulama yeterlidir. Hazinenin temyizi yönünden aynı bilirkişilerin raporuna dayanılarak (B) ve (C) bölümlerine yönelik hükmün “resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmanın yeterli olduğu” gerekçesiyle onanması da incelemenin yeterli olduğunu göstermektedir.
Bu nedenlerle, 38 sayılı parselin (A) bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu, mera bitkileri ile kaplı olduğu ve mera olarak kullanıldığı, bilirkişi inceleme ve uygulamasının yeterli olduğu, taşınmazın orman içi açıklık niteliğinde olmadığı, 38 sayılı parselin (A) bölümüne yönelik hükmün de onanması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.