YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9060
KARAR NO : 2008/13340
KARAR TARİHİ : 20.10.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … … Sulh hukuk mahkemesine … olduğu 2.10.1985 tarihli dava dilekçesi ile sınırları gösterilen tahminen 1500 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescili talebi ile dava açmıştır. Sulh hukuk mahkemesince davanın kabulü ile 815 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tesciline dair verdiği karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.02.2003 tarih 2003/575-489 sayılı ilamı ile taşınmazın bulunduğu … Köyünde genel arazi kadastrosu yapıldığı ve dava konusu taşınmazın 121 ada 38 parsel numarası aldığı ve 3402 Sayılı Yasanın 26/son maddesine göre kadastro mahkemesinin görevinin taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği günden başladığı, bu nedenle davanın kadastro tespitine itiraz davasına dönüştüğü ve uyuşmazlığın çözümünde kadastro mahkemesinin görevli olacağı gereğine değinilerek bozulmuştur. Bozma kararından sonra Sulh Hukuk mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro mahkemesince 121 ada 38 numaralı parsel hakkında Kadastro Mahkemesinin 25.09.1992 tarih 1991/147-1992/329 sayılı dosyası ile esasa ilişkin karar verilmiş ve tapuda tescil işlemi yapılmış olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli … Köyü 121 ada 38 numaralı parsel yörene 1989 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında içinde ev olan zeytinli tarla niteliği ile 1011,70 m2 yüzölçümü ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak … … adına tespit edilmiştir. Kadastro Mahkemesinin 1991/147-1992/329 sayılı dava dosyası ile … Karademir tarafından kadastro tespitine itiraz davası açılmış ve mahkemece davanın vazgeçme nedeni ile reddine 121 ada 38 numaralı parselin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, taşınmaz … … adına tapuya tescil edilmiş ve 07.06.2006 tarihinde satış yolu ile …’e geçmiş olup halen tapuda bu şekilde kayıtlıdır.
… Köyünde 1989 yılında genel arazi kadastrosu yapılmıştır. Bu tarihte çekişmeli taşınmaz ile ilgili davacı … … tarafından Medeni yasanın 713. maddesi dayalı olarak açılan tescil davası bulunmaktadır. Bu nedenle 3402 sayılı yasanın 27. ve 30/2 maddeleri gereğince çekişmeli 121 ada 38 numaralı parsele ait kadastro tutanağında … hanesi boş bırakılarak ve sulh hukuk mahkemesinin 1985/697 esas sayılı dosyası ile itirazlı olduğu bildirilerek kadastro mahkemesine gönderilmesi gerekirken bu işlem yapılmamış; çekişmeli taşınmazın sulh hukuk mahkemesinin 1985/697 esas sayılı dosyası ile davalı olduğu dikkate alınmaksızın sadece Kadastro mahkemesinin 1991/147-1992/329 sayılı dava dosyası ile itirazlı olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Kadastro mahkemesinin 1991/147-1992/329 sayılı kararında çekişmeli 121 ada 38 parsel sayılı taşınmaz yönünden orman yönetimi ve hazine taraf değildir, bu nedenle Kadastro mahkemesinin 1991/147-1992/329 sayılı kararı Orman Yönetimi ve Hazine açısından kesin hüküm oluşturmaz, bu dosyada orman araştırması yapılmamış taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve davacılar ile tespit maliki … … yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmamıştır.
Bu nedenle, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği getirtilerek orman kadastrosunun çekişmeli taşınmaz yönünden kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalıdır.Eğer dava tarihi olan 2.10.1985 tarihinden önce orman kadastrosu yapılmış, ilan edilmiş ve çekişmeli taşınmaz yönünden kesinleşmiş ise kural olarak, 4785 Sayılı Yasa gözetilmek suretiyle orman tahdidi yapılıp, kesinleşmişse; bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının orman mühendisi aracılığıyla yerine uygulanması yoluyla çözümlenir. O halde, mahkemece yeniden yapılacak inceleme ve keşifte halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası uygulattırılmalı; kesinleşmiş orman kadastro haritası ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek değişik açı ve uzaklıklarda olan, en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktası görülecek biçimde dava konusu taşınmazın ve komşu taşınmazların orman kadastrosu hattına göre konumu uzman ve … ehli bilirkişilere düzenlettirilecek tahdit hattı ile irtibatlı krokide gösterilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Eğer orman kadastrosu dava tarihi olan 02.10.1985 tarihinden sonra yapılmış ise Davanın mevcudiyeti tahdidin kesinleşmesini önler. Bu durumda, uyuşmazlığın buna göre incelenip, çözümlenmesi gerekir. Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi zorunludur. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
O halde, Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri ada bazında gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde bulunduğu ada bazında gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazın etrafındaki parsellerin kadastro tesbitinin kesinleşmesi suretiyle yada hükmen belirlenen hukuki durumlarına göre orman içi açıklığı olup olmadığı üzerinde durulmalı, orman içi açıklıkların etrafındaki orman alanları ile bütünlük arz eden ve orman sayılan yerlerden olduğu, 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi gereğince özel mülkiyete konu edilemeyecekleri düşünülmeli ve ayrıca davalı tarafından bildirilecek zilyet tanıkları taşınmaz başında dinlenerek davalı ve tespit malikinin taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin ne zaman başladığı,kaç yıl ne şekilde devam ettiği sorulup,kesin tarih ve olgulara dayalı açık yanıtlar alınıp;tespit tarihine kader gerçek kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli , 3402 sayılı yasanın 14.. maddesi uyarınca, tespik maliki ve miras bırakanı yönünden tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana 20/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.