Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/9074 E. 2008/15875 K. 18.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9074
KARAR NO : 2008/15875
KARAR TARİHİ : 18.11.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Yörede 2001 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli … Köyü 115 ada 128 parsel sayılı 410.01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, arsa niteliğinde belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı gerçek kişi adına tespit edilmiştir. Davacı, Hazine taşınmazın 1954 yılında yapılan zeytincilik parseli haritası kapsamında kaldığı, zeytincilik parselasyon mazbatası incelendiğinde taşınmazın içerisinde % 60 delice …, % 15 pırnal meşesi, % 15 …, % 5 akçakesme, % 4 sakızlık, % 1 kocayemiş bulunduğunun anlaşıldığı, 1958- 1960 yıllarında çekilen … fotoğraflarında delicelik, makilik olarak göründüğü, delice zeytinlerin doğal olarak yetişen orman ağaçları olduğu, 1983 yılında 2896 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle ıslah edilmiş bulunan zeytinlik sahaların orman tanımından çıkarıldığını, yasadan açıkça anlaşılacağı üzere bu tarihten önceki yabani zeytinliklerin yasal olarak orman olduğu, öncesi orman olan ve zeytincilik sahası olarak orman sınırları dışında bırakılan yabani zeytinliklerin usulüne uygun tahsisi yapılmadıkça orman niteliğini yitirmelerinin söz konusu olamayacağı, taşınmazın 191 numaralı zeytincilik parseli içinde dağıtım dışı bırakılan alanda kaldığı, dağıtım dışında bırakılan zeytincilik parselleri içindeki … ağaçlarının aşılanmasının yasa anlamında imar- ihya sayılmayacağı ve bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı iddiası ile davalı adına yapılan tespitin iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline, kaydın beyanlar hanesinde üzerindeki 4 adet … ağacının …’a ait olduğunun şerh verilmesine karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/11/2004 tarih 2004/8702-11880 sayılı kararı ile karar bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle “ uyuşmazlığın davalı yararına imar- ihya koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde toplandığı, mahkemece yalnızca yerel bilirkişi dinlenilmesi ile yetinildiği, tespit bilirkişisi ve tanıkların dinlemediği, yalnızca takdiri delillerden … bilirkişi raporuna dayanılmışsa da bu raporun da imar- ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı konusunda kendi içinde çelişkili olduğu, açıklandıktan sonra tespit bilirkişisi ve tanıkların taşınmaz başında dinlenerek taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimler tarafından zilyet edildiği, davalı ve satıcılarının zilyetliklerinin başlangıç tarihinin ne olduğu, zilyetliğin süresi ve sürdürülüş biçiminin duraksama yaratmayacak biçimde açıklattırılması, birisi jeolog, diğer ikisi ziraat mühendisinden oluşacak kuruldan imar- ihyanın hangi tarihte başlayıp hangi tarihte tamamlandığı, bitki örtüsü, işleniş tarzı ve süresiyle ilgili konularda teknik verilere dayalı gerekçeli rapor alınması, zilyetlik koşullarının oluştuğu sonucuna varıldığı takdirde satıcılar … ve … … hakkında 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen
-2-
2008/9074-15875

kısıtlamalar yönünden araştırma yapılması, komşu parseller hakkında aynı yolda açılıp kesinleşen davalar olduğu anlaşıldığından bu kararların kesinleşme şerhi de bulunan örneklerinin getirtilerek denetlenmesi ve tüm delilleri birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması “ gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline, kaydın beyanlar hanesinde üzerindeki 6 adet … ağacının davalıya ait olduğunun şerh verilmesine karar verilmiş; bu karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1985 yılında orman kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamaları birlikte yapılmış 06/10/1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca işlem yapılıp, hüküm kurulmuş olmasına, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27/02/2008 gün ve 2008/20-157 Esas- 2008/194 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere delicelik ve yabani zeytinlerin aslının orman ağacı olduğu, ancak 3573 Sayılı “ Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Yasa “ hükümlerine göre yetkili makamlarca karar verilmesi ya da verilen bu … uyarınca tapu kaydı oluşturulması durumunda o yerin orman sayılmayacağı, yasa gereği zeytincilik parseli olarak belirlenip tahsis edilmeyen yerin aşılanmak suretiyle iktisabının mümkün olmadığı, bu tür bir yerin orman sınırları dışında bırakılmasının davalıya bir hak sağlamayacağı, aslı orman olup herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılan taşınmazın 05/11/2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince her zaman orman sınırları içine alınabileceği ya da Hazine tarafından orman olarak tahsis edilebileceği göz önünde bulundurularak hüküm kurulmuş olmasına ve bozmanın kapsamının dışında kesinleşmiş yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davalı gerçek kişinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/11/2008 günü oybirliği ile karar verildi.