YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9327
KARAR NO : 2008/10857
KARAR TARİHİ : 22.07.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı şirket 05.03.2007 tarihli dilekçe ile kadastro çalışmalarında kişiler adına tespit edilerek tapuya tescil edilen … Mahallesi 193 ada 2 ve 3 sayılı parselleri tapuda satın aldıklarını, kadastro çalışmalarında kesinleşen orman kadastrosunda … olarak sınırlandırılan taşınmaza ait 159 numaralı orman tahdit sınır (…) noktasının Ballıkaya … ait 3 nolu orman tahdit sınır (…) noktasına birleştirilmek suretiyle orman sınırının hatalı geçirildiğini ve bu hattın aynı zamanda kadastro çalışma alanı sınırı olarakda kabul edildiğinden çapa dayalı olarak satın aldıkları 193 ada 2 ve 3 sayılı parsellerin çap sınırı dışında kalan bir kısım yerin tespit dışı bırakıldığını ileri sürerek yapılan yanlış kadastro ölçüm ve sınırlandırılmasının iptali ile gerçek kullanım sınırlarına göre çapın düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne ve … Mahallesi 193 ada 2 ve 3 numaralı parseller bakımından hatalı tersim edilen orman sınır ve genel sınır hattının 27.04.2007 tarihli krokiye uygun olarak düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1987 yılında yapılan ve 28.04.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
… köyünde 18.05.1995 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında 193 ada 2 ve 3 parsel sayılı sırasıyla 3840,99 m2 ve 5896,91 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tarla niteliğiyle, belgesizden 2 sayılı parsel … …, 3 sayılı parsel de … … ve arkadaşları adına tespit edilerek tapuya tescil edilmiş daha sonra, 3 sayılı parsel 29.02.2000, 2 sayılı parsel de 21.03.2006 tarihinde davacı şirkete satılarak, şirket adına tapuya kaydedilmiştir.
Davacı şirket kadastro çalışmalarında kesinleşen orman sınırınının hatalı geçirilmesi ve orman sınır hattının kadastro çalışma alanı sınırı olarak alınması nedeniyle, çapa dayalı olarak tapuda satın aldıkları 193 ada 2 ve 3 sayılı parsellerin çap sınırları dışında kalan ancak bu parsellerin uzantısı olan bir kısım yerlerin tespit dışı bırakılıp bu parsellerin eksik ölçüldüğünü, yanlış kadastro tespit ve sınırlandırılmasının iptali ile gerçek kullanım sınırlarına göre düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan uygulama sonucu davaya konu yerin 193 ada 2 ve 3 sayılı parsellerin bitiğindeki … bilirkişisi … Salt tarafından düzenlenen 27.04.2007 tarihli raporun ekindeki krokide (A) ile gösterilen 4650,88 m2 yüzölçümündeki taşınmaz olduğu ve 1995 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda düzenlenen ve bir örneği dava dosyasına getirtilen orijinalinden fotokopisi çıkarılmış kadastro pafta örneğinden dava konusu (A) ile gösterilen taşınmazın bulunduğu alanın … bir bölümünün … Deresi geriye kalan büyük bölümünün ise paftasına Devlet ormanı belirtmesi yazılmak suretiyle genel arazi kadastro sırasında tespit harici bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı şirket 193 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazları kesinleşen kadastro tespitinden sonra çapa dayalı olarak satın almıştır. Dava konusu (A) ile gösterilen 4650,88 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1995 yılında yapılan kadastro çalışmalarında paftasında kısmen … yatağı kısmende Devlet ormanı yazılmak suretiyle tespit dışı bırakılmıştır.Açıklamaya göre davacılar bu bölümün 2 ve 3 parsele eklenmesini istemektedirler. Tespit dışı kalan bir yer hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemekle birlikte bu işlem bir kadastro işlemidir. Bu tür taşınmazlar üzerinde hak iddia edenler için izlenmesi gereken yol eski 766 Sayılı Yasanın 2. maddesinde ve halen yürürlükte olan ve uygulanan 3402 Sayılı Yasanın 7/4 maddesinde belirtilmiştir. Anılan maddelerde öngörülen süreler içerisinde hak iddiasında bulunulmaması halinde tespit dışı bırakılma işlemi kesinleşir. Taşınmazda hak iddiasında bulunulmaması ve niteliği itibarı ile kazanılacak yerlerden olmaması nedeniyle tespit dışı bırakılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacı şirketin mülkiyet … satış yoluyla edindiği çap kapsamı ile sınırlı olduğu gözetilerek böyle bir dava açmada aktif dava ehliyeti bulunmadığı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykrıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.07.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.