Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/9384 E. 2008/12389 K. 08.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9384
KARAR NO : 2008/12389
KARAR TARİHİ : 08.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 25.03.2008 gün ve 2008/606-4635 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde …, T.C. Ziraat Bankası vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, … İlçesi … Köyü 65 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının yörede 1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, orman sınırları içinde kalan kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini, davalının bu yere el atmasının önlenmesini, bu bölüm üzerinde bulunan tüm şehlerin iptalini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin (A1) ile gösterilen 58, (A2) ile gösterilen 3996 ve (A3) ile gösterilen 61 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline, davalıların bu bölümlere el atmasının önlenmesine, bu bölümlerin tapu kaydı üzerindeki tüm şerhlerin silinmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi, davalı …, Ziraat Bankası AŞ. ve Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmekle, Dairece (çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada kısmen orman tahdit sınırları içinde kalan yerlerden olduğu; ilk orman tahdidinin pusulalı Kern ölçeme aleti ile yapıldığı, ölçü değerlerinin sabit noktalara bağlanamadığı; harita çözümlerinin ise ölçü tarzına benzer şekilde grafik olarak elle çizilerek yapıldığı, bu nedenle hata payının yüksek olduğu, bu tahdidin ancak, tutanaklar ile zeminde mevcut bulunan sabit noktalardan yararlanmak suretiyle uygulanabileceği; nitekim yörede daha sonra yapılmış olan aplikasyon ile 2. madde ve 2/B madde uygulamalarının bu yönteme uygun yapıldığı; uyuşmazlığın çözümünde bunun esas alınarak karar verildiği, ayrıca kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan bir yerin tapu kaydı üzerinde hiçbir kişi yada kurum lehine şerh konulamayacağı nedenleriyle dava tarihi itibarı ile tapu kaydında ipotek şerhi bulunduğuna göre, davalı … ile Ziraat Bankası’na husumet yöneltilerek harç ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle onanmıştır. Bu kez davalı T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü ile … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1948 yılında yapılarak kesinleşmiştir. Daha sonra 1975 yılında yapılarak 09/11/1976 tarihinde ilan edilip kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ile 6831 Sayılı Yasanını 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması; 1984 yılında yapılıp 06/05/1986 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2896 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması, 1997 yılında yapılıp 23/08/1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamaları vardır.
… İlçesi … Köyü 65 parsel sayılı taşınmaz 12840 m2 miktar ve tarla niteliği ile … oğlu … adına tapuda kayıtlı olup tapu kaydının beyanlar hanesinde üzerindeki 2 adet … ağacının …’e ait olduğu, Ziraat Bankası AŞ. lehine ipotek, … ve … Vergi Dairesi lehine haciz bulunduğu yolunda şerhler mevcuttur.
1- Yapılan incelemede, davacı tarafından karar düzeltme istemine konu Dairemizin 25/03/2008 gün ve 2008/606-4635 sayılı ilamında imzaları bulunan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin Başkanı ile üyeleri haklarında reddi hakim isteminde bulunulduğu gözlenmiş olup, 2797 sayılı Yargıtay Yasasının 39. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesi gereğince, Daire ve kurulların toplantılarını engelleyen toplu ret istemleri dinlenemeyeceğinden,davalı …’in hakimin reddi isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Davalı T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü ile davalı …’in karar düzeltme sebeplerinin ise temyiz aşamasında da ileri sürüldüğü, Dairemiz kararının bu konulara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usul ve yasaya da uygun olduğu anlaşıldığından, karar düzelme istemlerinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve H.Y.U.Y.nın 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı yasanın 442. maddesi uyarınca takdiren 170.00.- YTL. para cezası ile Harçlar Yasası uyarınca 28.90.- YTL. red harcının düzeltme isteyenlerden ayrı ayrı alınmasına 0
8/10/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.