YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9511
KARAR NO : 2009/3200
KARAR TARİHİ : 24.02.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2. madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1964 yılında yapılan kadastro sırasında, … İlçesi, … Köyü 69 parsel sayılı 17.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … Yönetimi 11.11.1975 tarihli dilekçe ile çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalması nedeniyle tapu kaydının iptal edilip orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili ve davalının el atmasının önlenmesi istemiyle Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkemece dava konusu taşınmazın Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, Orman Yönetiminin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, Orman Yönetiminin temyizi üzerine Dairemizin 28.12.1993 gün 1993/12519-11501 sayılı kararı ile “Davanın açıldığı tarih itibariyle 2. madde uygulamasının kesinleşmediği, bu davanın 2. madde uygulamasına itiraz niteliğinde olduğu, bu sebeple orman mühendisi ve harita mühendisi huzuruyla yeniden keşif yapılarak çekişmeli taşınmazın orman niteliğini gerçek anlamda yitirip yitirmediğinin yöntemince belirlenmesi, oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra dava dosyası … İlçesinde Adliye Teşkilatı kurulduğundan yetkisizlik kararı ile … Asliye Hukuk Mahkemesine devredilmiştir. … Asliye Hukuk Mahkemesi de, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca 6 aylık askı ilan süresi içinde açılacak orman kadastrosuna ve 2. madde uygulamasına itiraz davalarına bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı ile dava dosyası kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesince, dava konusu taşınmazın 1942 yılında yapılıp kesinleşen tahdit içinde iken, 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılan kültür arazisi olduğu gerekçesi ile davanın reddine, Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı … Yönetimi tarafından temyizi üzerine Dairece 2. kez bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.12.2007 gün 2007/11089-17222 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece, taşınmazın Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığından Orman Yönetiminin 2. Madde uygulamasına yaptığı itirazın reddine karar verilmişse de dava 2. madde uygulamasına itiraz niteliğinde olduğu halde, Hazinenin davaya katılımım sağlanarak husumetin yaygınlaştırılmadan davanın esası hakkında karar verildiği, Yönetimin davasının tapu iptaliyle birlikte 2. madde uygulamasına itiraz olduğu, kadastro mahkemelerinin bu tür davalardaki görev ve yetkisinin yöntemine uygun şekilde orman sınırlarıbelirlenerek çekişme konusu taşınmazın orman niteliğini yitirip yitirmediğini tespit etmek olduğu, Orman kadastrosuna ve 2. madde uygulamalarına itiraz davalarında kadastro mahkemelerinin tapu kaydını iptal etme ve tescile yönelik hüküm kurma yetki ve görevi bulunmadığı ve tapu iptali – tescil ve elatmanın önlenmesi davalarının H.Y.U.Y.’nın 8. maddesi uyarınca taşınmazın değerine göre genel hukuk mahkemelerine ait olduğu, davacı … Yönetiminin, tapu kaydının iptalini, taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini ve davalının el atmasının önlenmesini istediğinden, tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi istemleri hakkında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gibi, dava 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına itiraz olduğundan sözü edilen yasa hükümlerine göre davanın sonuçlandırılması gerekeceği, dava konusu taşınmazın “orman bütünlüğü içinde yer aldığı ve taşınmazın büyük bölümünün bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen ek rapora ekli 1968 ve 1993 tarihli … fotoğraflarında ormanlık alanda gözüktüğü, bu sebeple öncelikle, Hazinenin davaya katılımı sağlanarak husumetin yaygınlaştırılması, çekişmeli taşınmazın orman bütünlüğü içinde bulunduğu, 1968 ve 1993 tarihli … fotoğraflarında dahi taşınmazın büyük bölümünün orman olarak gözüktüğü, üzerinden insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşebileceği ve halen orman niteliğini de kaybetmediği gözönünde bulundurularak taşınmazın orman tahdidi içine alınmasına ve davacı … Yönetiminin tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi istemi yönünden de asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan, görevsizlik kararı verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olduğunun tespitine, tapu iptali tescil ve el atmanın önlenmesi davası yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm dahili davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1964 yılında genel arazi kadastrosu, 23.11.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, 27.02.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece bozma kararına uyularak davanın kabulü yönünde kurulan hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davanın kabulüne karar verildiği halde çekişmeli taşınmazın orman sınırları içine alınmasına karar verilmemesi doğru değil ise de bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan “1” rakamlı bölümün 2. cümlesinin tamamen çıkarılarak; bunun yerine, “… İlçesi, … Köyü 69 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 2. madde işleminin iptal edilerek 69 parselin orman sınırları içine alınmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. Maddesi gereğince bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 24/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.