YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9637
KARAR NO : 2008/14223
KARAR TARİHİ : 03.11.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın köyde yapılan arazi kadastrosu sırasında orman içine alındığını taşınmazın ormanla ilgisinin bulunmadığını bildirerek tespitin iptali ile adına tescili talebi ile dava açmıştır.mahkemece davanın reddine ve 177 ada 2 numaralı parsel içinde bulunan dava konusu taşınmazın hazine adına tesciline karar …; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede tespit tarihinden önce 1940 yılında 3116 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman tahdidi ile 03.06.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa iye değişik 2. madde uygulaması vardır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Hasanşeyh Köyünde 2006 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmaz için kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği, 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi hükmü uyarınca, taşınmazın içinde bulunduğu alanın, 177 ada 2 parsel numarası altında, orman niteliği ile tapu kütüğüne aktarıldığı anlaşılmaktadır.
Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 Sayılı Yasanın 26.maddesine göre mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve yasal süre içerisinde dava açılmış olması gerekir.(H.G.K. 28.11.2007 gün ve 2007/20-909-891)
Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir.
O halde, bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmediğinden, davanın genel mahkemede görülmesi gerekmektedir. Mahkemece dosyanın görevsizlik kararı ile genel mahkemeye gönderilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmaksızın davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; tüm temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının yatırana iadesine 03/11/2008 günü oybirliği ile karar verildi.