YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9694
KARAR NO : 2008/14345
KARAR TARİHİ : 04.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Köyü 568 parsel sayılı taşınmaz yörede 1980 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 4240 m2 miktar ve tarla niteliği ile tapu ve vergi kaydına dayalı olarak gerçek kişi adına tespit ve tapuya tescil edilmiş; satış yoluyla davalıya geçmiştir. Tapu kaydının beyanlar hanesinde tamamının 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan sahada kaldığı yolunda şerh bulunmaktadır.
Hazine … Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada çekişmeli parselin kesinleşen 2/B madde uygulama sahasında kaldığını ileri sürerek tapunun iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile davalı adına olan tapunun iptaline, çekişmeli parselin Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tapu kaydının beyanlar hanesinde 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman dışına çıkarılan saha olduğunun belirtilmesine karar verilmiştir. Bu karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava çekişmeli taşınmazın kesinleşen 2/B madde uygulama sahasında kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1948 yılında yapılmış; sonuçları 10/ 01/ 1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Daha sonra 1986 yılında 2896 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp 26/ 05/ 1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit harita ve tutanaklarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın 1948 yılında kesinleşen ve Hazine adına tescil edilen Çakıltepe Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, Çakıltepe Devlet Ormanı sınırlarının tarif edildiği tutanaklarda “bağlı sicil tablosunda ve haritasında yeri ve şagilleri yazılı orman içindeki tarlaların tapu gösterilmediğinden fiili durumlarının tespiti ile iktifa edileceği, orman içindeki sahipsiz çeşmecik, keten tarla, ahlat alanları ile diğer açıklıkların devlet malı sayılacağı” belirtilip haritasında işaretlenerek orman kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre çıkartılan 1940 Tarihli Tahdit Talimatnamesinin 38. maddesindeki “Ormanların bitişiğinde bulunan mülk ve toprakların hepsinde, orman içindekilerden yalnız köy arazi ve camiasına dahil olanlarda vesaik ibraz edilmese bile fiili vaziyet aynen tespit ve zapta geçirilmekle iktifa edilir. Orman
-2- 2008/9694-14345
içinde olup da 2. madde şümulüne girmeyen diğer mülk veya topraklar için muteber tasarruf vesikası ibraz edilmezse tasarruf mevzuatı ile 2644 Sayılı Tapu Yasasının 16 ve Orman Yasasının 25. maddelerine müsteniden bunlar Devlet namına tahdit olunur” hükmü gereğince dava konusu taşınmaz ve etrafının orman sınırı içinde bırakıldığı ve işlemin kesinleşmesi üzerine Hazine adına orman niteliği ile tapuya tescil edildiği ve 1986 yılında yapılan ve kesinleşen işlemle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı, tespitte esas alınan ve orman kadastrosundan önceki bir tarihte oluşturulmuş bulunan tapu kaydının taşınmazın orman sınırları içine alınarak bu uygulamanın kesinleşmesinden sonra yasal değerini yitirdiği, 1948 yılında kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kalıp Hazine adına tapuya orman niteliği ile tescil edilen taşınmaz hakkında daha sonra 1980 yılında yapılan arazi kadastrosunun 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesi gereğince ikinci kadastro olması nedeniyle hükümsüz sayılacağı, aslı orman olan ve özel mülkiyete konu olmayacak taşınmaz hakkında sonradan oluşturulan tapu kaydının taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden malikine mülkiyet … kazandırmayacağı (H.G.K. 30.05.2001 gün 2001/1-464-470 ve 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 ve 1. Hukuk Dairesinin 11.09.1989 gün 1989/8162-9363 sayılı kararları) ve yine kamu malı olan ormanların her nasılsa özel mülk olarak tapuya tescil edilmesi halinde bu tür yerleri edinen kişilerin M.Y. 1023 maddesindeki tapuya güven ilkesinden yararlanamayacağı, davalı tarafça koşulları varsa sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince satış bedelinin sorumlu kişi ya da kurumlarca kendisine ödenmesinin istenebileceği ve Hazine ya da Orman Yönetimi tarafından 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalınmadan her zaman tapu kaydının iptali ve tescil isteği ile dava açılabileceği, gözetilerek hüküm kurulmuş olduğu anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/11/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.