YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10060
KARAR NO : 2009/11885
KARAR TARİHİ : 15.07.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile Hazine, Orman Bakanlığı ve … vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, 08.07.2003 tarihli dilekçesinde davacıların murisleri … … ve … … adına … Köyü, Sarıtürbe mevkii C:32, Sf: 23, Sıra no: 97’de kayıtlı 2 H. 218 m2 taşınmazla aynı mevkii C: 32, 43 numaralı 2757 m2 taşınmazın (toplam 22.975 m2) kadastro çalışmaları sırasında 7360 m2’sinin 154 ada 1 parsel numarası ile muris … adına tespit edilmişse de, 15.615 m2 bölümünün 166 ada 2 parsel numarası ile orman niteliği ile tespit edildiğini bildirerek bu bölümün tapusunun … oldukları tapu kaydı nedeniyle iptalini, yine 166 ada 2 parsel içinde kalan (161 ada 7 parselin kuzeyinde ) yaklaşık 6000 m2 taşınmazın tapu kaydının da zilyetlik nedeniyle iptalini ve davacılar adına tescilini istemiştir. Mahkemece Köy Tüzelkişiliği aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 18.06.2008 tarihli krokide (E) işaretli 9556 m2 kısmının tapusunun iptali ile davacılar adına tesciline, (A), (D1) ve (D2) işaretli bölümlerle diğer taşınmaza ilişkin davanın orman sayılan yer olması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalı Hazine, Orman Bakanlığı ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır. Bu çalışma 08.06.1993 – 09.07.1993 tarihleri arasında ilan edilmiştir.
1) Davacılar vekilinin temyiz itirazları bakımından; 166 ada 2 parsel numaralı geniş orman parseli içinde kalan ve davaya konu edilen,161 ada 7 parselin kuzeyinde yeralan taşınmaz bölümü ile 154 ada 1 parselin güneyindeki taşınmazın (A), (D1), (D2) bölümlerinin eski tarihli resmi belgelerde orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek bu taşınmazlar hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı yönetimlerin temyiz itirazlarına gelince;mahkemece davacılar adına tespit ve tescil edilen 154 ada 1 parselin güneyinde bulunan taşınmazın , davacıların tutunduğu T.Evvel 324 tarih 76 numaralı sicilden gelen Aralık 1960 tarih 97 numaralı 22 dönüm yüzölçümlü ve Mayıs 332 tarih 17 numaralı sicilden gelen Ağustos 1944 tarih 43 numaralı 3 dönüm yüzölçümlü tapu kayıtları kapsamında kaldığı gerekçesiyle, kesinleşen 154 ada 1 parselin yüzölçümü (7360 m2) ile memleket haritasında orman olarak görünen kesimlerin yüzölçümü düşüldükten sonra hesaplanan 9556 m2 (ki fazla hesaplanmıştır. Orman olan (A), (D1), (D2) bölümlerinin 8580 m2 olan yüzölçümü de düşüldükten sonra 7035 m2. bulunur.) yüzölçümlü taşınmazın davacılar adına tescili yolunda hüküm kurulmuşsa da dayanılan tapu kayıtlarının yol, …, türbe (meşe olarak açıklandı), ulema (orman olarak açıklandı) gibi her yere uyabilecek sınırlar içermesi ve Yorgut tarla, Yirmibeşoğlu gibi sınırların da zeminde gösterilememesi nedeniyle sözü edilen kayıtların çekişmeli taşınmaza ait olduğu kabul edilemez. Tapu kaydının uymaması nedeniyle davacıların 10 yıllık sürede orman kadastrosunu iptal ettirme imkanlarının da bulunmadığı ve yörede 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan orman kadastrosunun da kesinleştiği ortadadır. Bu durumda geçerli tapu kaydı bulunmayan ve dört yanı kesinleşen orman alanları ile çevrili bulunan taşınmazın orman içi açıklık konumununda olduğunun kabulü gerekir.
6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” öngörülmüştür.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/
1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacıların davasının tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.
SONUÇ:1) Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Yönetimlerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 15/07/2009 günü oybirliği ile karar verildi.