Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/10087 E. 2009/13304 K. 15.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10087
KARAR NO : 2009/13304
KARAR TARİHİ : 15.09.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, 07.02.2007 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü, … mevkiinde bulunan yaklaşık 6 dönüm taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre davacı adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile 09.07.2008 tarihli … bilirkişi krokisinde (A) işaretli 5582 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1982 yılında yapılıp 11.06.1982 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen orman kadastrosu ile 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1953 yılında kesinleşmiş, 2000 yılında pafta yenileme çalışması yapılmıştır. Çekişmeli taşınmaz bu çalışmada orman olarak tapulama harici bırakılmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı ve davacı yararına imar ihya, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporlarında, taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarındaki konumu saptanmadığından yetersizse de; ziraat bilirkişi raporundan, çekişmeli parselin eğiminin % 10-30 civarında olduğu,teraslama yapıldığı,toprağın humus ve organik madde bakımından … olduğu,üzerinde 15-35 yaşlarında aşılı … ile 45 yaşlarında 13 adet kızılçam ve 30 adet delice bulunduğu, bunlar dışında kültür alanı olduğunu gösteren emare bulunmadığı, geçmişte ya da şimdi 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre tahsisi yapılmadığı ve komşu 11 parsele (eski 402 numaralı kadastro ;20 numaralı zeytincilik parseli) ve 28 parsele (eski 420 numaralı kadastro; 19 numaralı zeytincilik parseli) ait kadastro paftaları incelendiğinde sınırda çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölümün ” orman ” olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Dosyaya konulan ve yargılamanın hiç bir aşamasında itiraz edilmeyen fotoğraflar da yukarıda anlatılan durumu desteklemektedir.
Orman Yasasının 1. Maddesinin 2. fıkrasının İ bendinde “Sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinlikler, özel yasası gereğince Devlet Ormanından tefrik edilmiş ve imar ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş bulunan yabani zeytinlikler ile 09.07.1956 tarih ve 6777
Sayılı Kanunda tasrih edilen yabani ve aşılanmış fıstıklık, sakızlık ve harnupluklar”ın orman sayılmayacağı, kabul edilmişse de, çekişmeli taşınmaza ait her hangi bir tapu kaydına dayanılmadığı gibi, 3573 Sayılı Yasa gereği tahsis de bulunmamaktadır.
Bilimsel ve teknik olarak ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P maddesi gereğince eğimi %12 yi geçen yerler orman ve … muhafaza karakteri taşıdığından aynı yönetmeliğin 26/i bendi gereğince orman olarak sınırlandırılır.
O halde, eğimi %12 den fazla olan, orman ve … muhafaza karakteri taşıyan, çevresinde bulunan aynı karakterdeki devlet ormanının devamı niteliğinde, öncesi orman olan ve zeytincilik parseli olarak da kimseye tahsis edilmeyen, esasen imar ihya ve zilyedlik şartları da oluşmayan çekişmeli parselin, 6831 Sayılı Yasanın 1. Maddesinin 2. fıkrasının J bendi gereğince orman sayılan yerlerden olduğu, 1982 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakılsa da, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1. maddesi gereğince her zaman orman olarak sınırlandırılabileceği gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün BOZULMASINA 15.09.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.