Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/10108 E. 2009/15272 K. 20.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10108
KARAR NO : 2009/15272
KARAR TARİHİ : 20.10.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 03/03/2008 günlü hükmün incelenmesi davaCı … YÖNETİMİ vekili ile davalı-davacı … VE ARKADAŞLARI vekili, davacı … NAMİ … vekili tarafından istenilmekle dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında dava konusu … KÖYÜ, 865 parsel sayılı taşınmaz 25.10.1996 tarih ve 254 numaralı tapu kaydı ile Hazine adına tapuda kayıtlı olduğundan, bahçe niteliğinde maliki Hazine olmak üzere ve beyanlar hanesinde zilyedi … … ile … olduğu gösterilerek tespit edilmiştir.
Davacı … YÖNETİMİ çekişmeli taşınmazın dava tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında ALİPAŞA DEVLET ORMANI olarak sınırlandırılarak kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde olduğunu ileri sürerek, tespitin iptali ile orman niteliğinde hazine adına tescili istemiyle 02.09.1998 tarihinde Üsküdar Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır
Diğer yandan davacılar … ve arkadaşları davaya konu taşınmazın 24/08/1953 tarih 122 numarada tapulu olduğunu, maki tefrik komisyonu kararı ile makiye ayrıldığından devlet ormanı olmadığını ileri sürerek, tespitin iptali ile adlarına tescili ve beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhlerinin iptal edilmesi istemiyle 02.09.1998 tarihinde Üsküdar Kadastro Mahkemesinde dava açmışlardır. Davalar bağlantı nedeniyle birleştirilmiştir.
Mahkemece Ümraniye İlçesinde Adliye teşkilatı kurulduğu nedeniyle yetkisizlik kararı ile dava dosyası Ümraniye Kadastro mahkemesine aktarılmıştır.
Yargılama sırasında davacılar … … mirasçıları …,… ve …, 08/11/2002 tarihli dilekçe ile davacılar …, … ve … 20/04/2004 tarihli dilekçe ile, davacılar … ve arkadaşları gibi mirasçı olduklarını belirterek, … … ile … ise çekişmeli taşınmaza zilyet olduğunu orman olmadığını ileri sürerek davaya katılmışlardır.
Mahkemece davanın REDDİNE, çekişmeli … Köyü 865 parsel sayılı taşınmaz tespit gibi davalı Hazine adına tesciline, ayrıca … … ile …’in tasarrufunda bulunduğunun tapunun beyanlar hanesine yazılmasına, karar verilmiş, hüküm davacı … YÖNETİMİ vekili ile davalı-davacı … VE ARKADAŞLARI vekili, davacı … NAMİ … vekili tarafından temyiz edilmiş duruşma istemleri giderden reddedilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ’a ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 sayılı yasaya göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması vardır.

Çekişmeli taşınmazın dava tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp tüm hak düşürücü süreler geçirilerek kesinleşen orman kadastro sınırları içinde iken 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, davacı gerçek kişilerin dayanağı Haziran 1297 tarih 12 sayılı tapu kaydının keşifte yerel ve … bilirkişileri aracılığı ile uygulanması sonucunda tapu kaydının mevkii ve hudutları itibarıyla dava konusu taşınmazlara uymadığının saptandığı,tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara uyduğu kabul edilse bile taşınmazların 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda Devlet Ormanı sınırları içinde alınıp kesinleşmesi ile hukuki değerini yitirmesi nedeniyle yasal dayanağı kalmadığı,5653 Sayılı Yasaya göre yapılan makiye ayırma işlemi ile ilgili harita herhangi bir ölçüye dayanmadığı ve makiye ayrılan sahaların orman tahdit haritalarına işlenmediği için teknik olarak uygulama olanağının bulunmadığı, bu bölgede 21.07.1952 gününde bu bölgede başlayan makiye ayırma çalışmalarının hiçbir zaman sonuçlandırılmadığı, İstanbul Anadolu Yakasındaki makiye ayırma işleminin idare tarafından 1963 yılında iptal edildiği, bu bölgedeki makiye ayırma işleminin iptaline ilişkin kararın geçerli olduğu konusunda verilen ve Y.K.D.’nin Aralık 2001 sayısında yayınlanan 20. Hukuk Dairesinin 10.05.2001 … ve 2001/3179-3713 sayılı kararında açıklanan görüşleri aynen benimseyen H.G.K.’nun 03.07.2002 … ve 2002/20-558-588 sayılı kararı ile de makiye ayırma işleminin iptal edilip hiçbir zaman sonuçlandırılmadığının kabul edildiği, biran için aksi düşünülse bile 22.03.1996 … 1993/5-1 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında “… makilik alan olarak belirlenen taşınmazlar hakkında özel yasalar gereğince oluşturulan tapulara değer verileceği” ilkesi karşısında davacıların tapusunun bu nitelikte bir tapu kaydı olmadığından değer verilemeyeceğine ve Hazinenin de çekişmeli taşınmazların beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin iptali istemiyle açtığı davası ya da davaya katılımı bulunmadığına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 20/10/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.