YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10109
KARAR NO : 2009/15273
KARAR TARİHİ : 20.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 03/03/2008 günlü hükmün incelenmesi davacı … YÖNETİMİ vekili ile davalı-davacı … VE ARKADAŞLARI vekili, davacı … NAMİ … vekili tarafından istenilmekle dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında dava konusu … KÖYÜ 864 parsel sayılı taşınmaz, 25.10.1996 tarih ve 254 numaralı tapu kaydı ile Hazine adına tapuda kayıtlı olduğundan, bahçe niteliğinde maliki Hazine olmak üzere ve beyanlar hanesinde zilyedi … olduğu gösterilerek tespit edilmiştir. Davacı … YÖNETİMİ, çekişmeli taşınmazın dava tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında ALİPAŞA DEVLET ORMANI olarak sınırlandırılarak kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde olduğunu ileri sürerek, tespitin iptali ile orman niteliğinde hazine adına tescili istemiyle 02.09.1998 tarihinde Üsküdar Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır
Diğer yandan, davacılar … ve arkadaşları davaya konu taşınmazın 24/08/1953 tarih 122 numarada tapulu olduğunu, maki tefrik komisyonu kararı ile makiye ayrıldığından devlet ormanı olmadığını ileri sürerek, tespitin iptali ile adlarına tescili ve beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhlerinin iptal edilmesi istemiyle 02.09.1998 tarihinde Üsküdar Kadastro Mahkemesinde dava açmışlardır. Davalar bağlantı nedeniyle birleştirilmiştir.
Mahkemece Ümraniye ilçesinde Adliye teşkilatı kurulduğu nedeniyle yetkisizlik kararı ile dava dosyası Ümraniye Kadastro mahkemesine aktarılmıştır.
Yargılama sırasında davacılar … … Ener mirasçıları …, … ve …, 8/11/2002 tarihli dilekçe ile Davacılar …, … ve … 20/4/2004 tarihli dilekçe ile davacılar … ve arkadaşları gibi mirasçı olduklarını belirterek, … ise çekişmeli taşınmaza zilyet olduğunu orman olmadığını ileri sürerek davaya katılmışlardır. Mahkemece davanın REDDİNE, çekişmeli … Köyü 864 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı Hazine adına tesciline, ayrıca …’ın tasarrufunda bulunduğunun tapunun beyanlar hanesine yazılmasına, karar verilmiş, hüküm davacı … YÖNETİMİ vekili ile davalı-davacı … VE ARKADAŞLARI vekili,davacı … NAMİ … vekili tarafından temyiz edilmiş duruşma istemleri giderden reddedilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ’a ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması vardır.
1) Çekişmeli taşınmazın dava tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp tüm hak düşürücü süreler geçirilerek kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı ve kısmen, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, kısmen de 6831 Sayılı Orman Yasasının 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarıldığı, davacı gerçek kişilerin dayanağı Haziran 1297 tarih 12 sayılı tapu kaydının keşifte yerel ve … bilirkişileri aracılığı ile uygulanması sonucunda tapu kaydının mevkii ve hudutları itibarıyla dava konusu taşınmazlara uymadığı saptanmış olup, tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara uyduğu kabul edilse bile taşınmazların 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda Devlet Ormanı sınırları içinde alınıp kesinleşmesi ile hukuki değerini yitirmesi nedeniyle yasal dayanağı kalmamıştır.
2) 5653 Sayılı Yasaya göre yapılan makiye ayırma işlemi ile ilgili haritanın, herhangi bir ölçüye dayanmadığı ve makiye ayrılan sahaların orman tahdit haritalarına işlenmediği için teknik olarak uygulama olanağının bulunmadığı, bu bölgede 21.07.1952 gününde başlayan makiye ayırma çalışmalarının hiçbir zaman sonuçlandırılmadığı, İstanbul Anadolu Yakasındaki makiye ayırma işleminin idare tarafından 1963 yılında iptal edildiği, makiye ayırma işleminin iptaline ilişkin kararın geçerli olduğu konusunda verilen ve Y.K.D.’nin Aralık 2001 sayısında yayınlanan 20. Hukuk Dairesinin 10.05.2001 … ve 2001/3179-3713 sayılı kararında açıklanan görüşleri aynen benimseyen H.G.K.’nun 03.07.2002 … ve 2002/20-558-588 sayılı kararı ile de makiye ayırma işleminin iptal edilip hiçbir zaman sonuçlandırılmadığının kabul edilmiş olup, biran için aksi düşünülse bile 22.03.1996 … 1993/5-1 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında “… makilik alan olarak belirlenen taşınmazlar hakkında özel yasalar gereğince oluşturulan tapulara değer verileceği” ilkesi karşısında davacıların dayandığı tapu bu nitelikte bir tapu kaydı bulunmadığından değer verilemez.
3) Aslında çekişmeli taşınmazın bir bölümü 6831 sayılı orman yasasının 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2 maddesinin2.fıkrasına göre değil 1. fıkrasına göre uygulama yapılarak nitelik kaybettiği gerekçesiyle orman sınırı dışına çıkartıldığı, 2. fıkraya göre çıkartılmadığı için,2. madde uygulamasının kesinleşmesi durumunda dahi 1744 Sayılı Yasanın davacı kişi yararına uygulanamayacağından,1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yer, orman tahdidinin kesinleştiği tarihten daha önceki zamanlarda tapuya kayıtlı olsa dahi, mülkiyeti tapu sahibine intikal etmez.
Çünkü, 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinde yazılı “ Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı …. anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmü, sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihinden daha önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için oluşturulan tapu kayıtlarına ilişkindir. Taşınmazın öncesinin orman olsun olmasın, o yer kesinleşen orman sınırı içinde bulunduğu sırada oluşturulan tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği gibi, taşınmazın öncesinin orman sayılan yer olması ve 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde, o yer orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, yine bu tapu kaydına değer verilemez ve o yerin mülkiyeti tapu sahiplerine intikal etmez. 1744 Sayılı Yasanın 2/6 maddesi gereğince çıkartılan ve 22 Temmuz 1974 tarihli Resmi Gazete Yayınlanarak yürürlüğe giren “Orman Sınırları Dışına Çıkartılacak Yerler Hakkında Tüzük”ün 34. maddesinde “Orman Kadastro ekipleri; düzenleyecekleri tutanaklarda orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırları içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için orman sayılan yer haline dönüşmüş ve fakat 6831 Sayılı Orman Yasasının değişik 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarılması gerekli olan yerleri, tapu sahibi kimliğini, tapunun tarih ve numarasını yazmak suretiyle ayrı bir madde halinde belirler. Bu gibi yerler … fotoğraflarına ve haritalarına işlenir veya yersel ölçüleri yapılır”, Yine aynı Tüzüğün 41/2. maddesinde “inceleme kurulları … esasen orman sayılmayan yerlerden olduğu neticesine vardıkları yerler hakkında 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. maddesine göre inceleme yapamazlar” hükmünün yer aldığı, yasanın ve yukarıda yazılı tüzük hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu; 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin mülkiyetinin tekrar tapu sahiplerine intikal edebilmesi için;
a- Taşınmazın öncesi orman olup da bilim ve … bakımından nitelik kaybetmesi nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkrası gereğince orman reijmi dışına çıkartılan yer olmamalıdır (Bu tür yerler ister itiraz sonucu, isterse itiraz edilmeden kesinleşen orman sınırı içinde kalmışsa o yer tapulu olsa dahi mülkiyeti tapu sahibine intikal etmez.). Çünkü, tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde olduğundan sahibine hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmamıştır.
b-1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkra hükümlerine uymadığı, yani aslında orman olmadığı ve tapulu bulunduğu halde, yanlışlıkla orman sınırı içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için hukuken orman sayılan yer haline dönüştüğü anlaşılarak, nitelik kaybetme ya da etmeme konusunda inceleme kurulları tarafından hiçbir araştırma yapılmadan, orman sınırlarının düzeltilmesi sonucu 2. maddenin ikinci fıkrası gereğince orman sınırları dışında bırakılmalıdır.
c- Çekişmeli taşınmazı içine alan ilk orman kadastrosu itirazsız kesinleşmiş olmalıdır (Çünkü, taşınmazı içine alan orman kadastrosu itiraz sonucu kesinleşirse, bu durum o yerin öncesinin orman olduğunu, dolayısıyla taşınmazın orman sınırı içine alınmasından önce oluşturulan tapu kaydının aslı orman olan yerde yolsuz olarak oluşturulduğu itiraz sonucu belirlenmiş olduğundan, malikine mülkiyet … kazandırmaz).
d- Dayanılan tapu kaydı, taşınmaz orman sınırları içine alınmadan önce oluşturulmuş olmalı ve yüzölçümü ile geçerli olarak çekişmeli taşınmazı kapsamalıdır.
e- Dayanılan tapu kaydı,13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa gereği devletleştirilmemiş olmalıdır ya da devletleştirilmiş sayılmamalıdır.
f- Dayanılan tapu kaydı, 3116 Sayılı Yasanın Muvakkat 1. maddesi ya da başka bir kamulaştırma Yasası gereğince kamulaştırılmış olmamalıdır.
g- Orman sınırlamasının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışında bırakma işlemi 1744 Sayılı Yasanın yürürlükten kalktığı 1 Ocak 1984 tarihine kadar tamamlanmış olmalıdır.
1744 Sayılı Yasanın 2/2 maddesinde, açıkça orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırı içine alınan yerlerden söz edilmiştir. Tapu kayıtlarına, iskan kayıtları, iskan defterleri ve tefviz belgeleri de yorum yoluyla ilave edilerek kapsam genişletilemez. Diğer taraftan, orman sınırları içinde kalan ve orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde tapu ve iskan kayıtlarına değer verileceğini öngören 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesi hükümleri Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … 1987/31-13 ve 14.03.1989 … 1988/35-13, 13.06.1989 …, 1989/7-25 sayılı kararlarıyla iptal edildiğinden, orman sınırları içinde iken oluşturulan iskan kayıtlarına ve iskanen oluşturulan tapu kayıtlarına 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasında değer verilemez.
O halde; somut uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazın bir kısmının öncesi orman olmaması nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi hükmü gereğince orman sınırının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışına çıkarılmayıp aynı yasanın 2/1 maddesi hükmüne göre öncesi orman olduğu; ancak, orman niteliğini kaybettiğinden orman rejimi dışına çıkartılan bu taşınmazın tapu kaydı, orman sınırları içine alınmasından önce oluşturulsa dahi, özel mülkiyete konu olmayan ve asıl niteliği orman olan taşınmaz için oluşturulan tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu ve sahibine hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağından bu tür kayıtlara 1744 Sayılı Yasa uygulamasında yine değer verilemeyeceği ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesinin 01 Ocak 1984 tarihinde yürürlüğe giren 2896 Sayılı Yasa ile değiştirildiği, 3402 Sayılı Yasanın ilgili fıkralarının yukarıda yazılı Anayasa Mahkemesi kararları ile 1988 ve 1989 yıllarında iptal edildiğinden kadastro tesbitinin yapıldığı 1996 yılında davalı kişilerin yararlanacakları bir yasa hükmü bulunmadığına ve Hazinenin de çekişmeli taşınmazların beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin iptali istemiyle açtığı davası ya da davaya katılımı bulunmadığına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene ayrı ayrı yükletilmesine 20/10/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.