YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10175
KARAR NO : 2009/13310
KARAR TARİHİ : 15.09.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 199 ada 3, 203 ada 8, 204 ada 1, 4 ve 7, 205 ada 2 ve 235 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit ve tescil edilmiş, davacı Hazine taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık, çalılık yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, 204 ada 1, 4 ve 7, 205 ada 2, 199 ada 3 sayılı parsellere yönelik davaların ispatlanamadığından reddine, 235 ada 7, 203 ada 8 sayılı parsellere yönelik davanın kabulüne, 235 ada 7 sayılı parselin orman, 203 ada 8 sayılı parselin köy boşluğu olarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından reddedilen bölüme yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil davasına ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1939 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 23.06.1994 tarihinde ilan edilip dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 4999 Sayılı Yasaya göre yapılıp 22.03.2007 tarihinde ilan edilip kesinleşen fenni hataları düzeltme çalışması vardır.
1) Davacı Hazinenin çekişmeli 199 ada 3 parsele yönelik temyiz itirazları bakımından; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve özellikle keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın orman sayılmayan, bademlik niteliğinde yerlerden olduğu saptandığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele yönelik hükmün onanması gerekmiştir.
2) Davacı Hazinenin köy boşluğu olarak tesciline karar verilen 203 ada 8 parsel ile davası reddedilen 204 ada 1, 4 ve 7, 205 ada 2 parsel numaralı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bu yerler hakkında yapılan araştırma inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurul raporunda çekişmeli taşınmazların 1948 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı, ancak; memleket haritası ve … fotoğraflarında orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmıştır. Oysa rapora ekli memleket haritasında birbirine bitişik konumda bulunan taşınmazların yeşil renkle işaretlendiği gözlenmektedir, bu durumda bilirkişi raporu kendi içinde çelişki arzetmektedir
Kural olarak bir yerde, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden sonra yapılıp kesinleşen orman kadastrosu varsa o yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesinleşen orman kadastrosu harita ve tutanaklarının uygulanması sonucu belirlenecektir.
Ne var ki; davacı Hazine, taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açtığına göre, temyize konu taşınmazların yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadıklarının da araştırılması ve devletin hüküm ve tasarrufu altında orman sayılan yerler olması halinde kesinleşen orman sınırı dışında kalan taşınmazlara yönelik Hazinenin davasının kabul edilmesi gerekir.
Bu nedenle, mahkemece en eski tarihli ve 1980-1985’li yıllara ait memleket haritası, aynı yıllara ilişkin 1/20000 ve 1/25000 ölçekli stereoskopik … fotoğrafları ile fotogonometri yöntemiyle düzenlenmiş harita bulundukları yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi, bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, memleket haritası ve … fotoğrafları çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan,, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapıları, bitki örtüleri ve çevreleri incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişilerden, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, keşifte, çekişmeli taşınmazlar hakim tarafından gözlemlenmeli, taşınmazlar üzerinde neler bulunduğu (bitki örtüsü, ağaçların cinsi,sayısı vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı, çekişmeli yerleri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmelidir.
Temyize konu taşınmazların, orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, Hazine devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açtığına göre 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının araştırılması gerekeceğinden, bu kez dava konusu taşınmazların bulunduğu yere ilişkin olarak 1980-1985 yıllarına ilişkin memleket haritası, 1/20000 ve 1/25000 ölçekli stereoskopik … fotoğrafları ile aynı yıllara ilişkin fotogonometri yöntemiyle düzenlenmiş harita bulundukları yerlerden getirtilmeli, ziraat mühendisi, harita mühendisi ve orman mühendisi ile birlikte memleket haritası, … fotoğrafları; topoğrafik harita ve kadastro paftası ile çakıştırıldıktan sonra mahalline uygulanmalı, stereoskop aletiyle incelenmeli, …, ziraat ve orman bilirkişi tarafından taşınmazlar üzerinde tam olarak hangi tarihten itibaren zilyetliğin başladığı belirlenmeli, kadastro tesbit tarihine kadar geçen zilyetlik süresinin iktisap için yeterli olup olmadığı üzerinde durulmalı, zilyetlik olgusunun maddi olaylara dayalı olmasından hareketle, maddi olayların ancak tanık, bilirkişi ve benzeri anlatımlarla kanıtlanacağı gözetilmeli (H.G.K. 30/03/1994 gün ve 1993/8-939-1994/176 sayılı kararı), Komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık
yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar davalı kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacı ile eklemeli zilyetler yönünden de Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden senetsiz belgesiz araştırması yapılıp, … ve susuz olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı saptanmalı, çekişmeli taşınmazların imar ihyası yapılmamış taşlık, … ve çalılık bölümlerinin zilyetlikle kazanılamayacağı gözetilerek toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; Hazinenin 199 ada 3 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsel yönünden hükmün ONANMASINA,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin 203 ada 8, 204 ada 1, 4 ve 7, 205 ada 2 parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parseller yönünden hükmün BOZULMASINA 15/09/2009 günü oybirliği ile karar verildi.