Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/10259 E. 2009/13186 K. 14.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10259
KARAR NO : 2009/13186
KARAR TARİHİ : 14.09.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 12.06.2008 gün ve 2008/2255-2621 sayılı bozma kararında özetle: “Dava dosyasına yansıyan bilgi ve belgeler ile iddianın öne sürülüş biçimi dikkate alındığında 120 ada 175 parsel sayılı taşınmazın davacı taraf adına tesbit edildiği bu nedenle dava dışı olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece dava konusu 120 ada 200 parsel sayılı taşınmazın davalı hazinenin temyizine konu davacı taraf adına tescile karar verilen 4890,58 m2 yüzölçümündeki kesimi üzerinde, tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davacı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Dava konusu 200 parsel sayılı taşınmazın tesbitine bir kayıt ve belge esas alınmadığı, tarafların yargılamada bir kayıt ve belgeye dayanmadıkları dosya içeriğiyle belirlenmiştir. Somut olayda davacı taraf kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmış, davalı hazine ise davalı taraf yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürmüştür. Bu olgular eşliğinde kanıtlama yükümlülüğünün davacı tarafa ait olduğu kuşkusuzdur.
Az yukarıda saptanan hukuksal olgular ile dava konusu 120 ada 200 parsel sayılı taşınmazın doğu sınırında eylemli biçimde “… TEPE” devlet ormanı bulunmaktadır. Nevarki, mahkemece orman yönünden yöntemine uygun bir araştırma ve soruşturma yapılmadığı gibi uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen haritada ölçek gösterildiği halde dosyaya getirtilen kadastro paftasında ölçek bulunmadığından uygulamanın ne biçimde yapıldığı da anlaşılamamıştır. Böylesine yetersiz araştırma ve uygulama ile hüküm verilemez. Kaldıki davanın niteliği dikkate alındığından keşifte kadastro teknisyeni ve kontrol memurunun açık bir deyişle iki uzman bilirkişinin dava ekonomisine aykırı biçimde hazır bulundurulması tam aksine uzman ormancı bilirkişinin hazır bulundurulmamış olmasının nedenleri de anlaşılamamıştır. Dava ekonomisine uyma davaya bakan mahkeme hakiminin etkili bir denetim ve kontrolü altında bulunması gerekir.
Kural olarak orman kadastrosuna tabi tutulan bölgelerde bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı kadastro tespit gününden önce kesinleşmiş olmak koşulu ile orman sınırlandırma harita ve tutanağının yöntemine uygun şekilde yerine uygulanması yoluyla belli edilir. Aksi halde aynı doğrultudaki araştırmanın 6831 sayılı Yasanın 1. maddesi hükmü uyarınca yapılacağı kuşkusuzdur.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava konusu 120 ada 200 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu bölgede 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca orman sınırlandırması ve orman sınırlarında değişiklik yapılmasıyla ilgili yönetimsel işlemler yapılmış ise bölgede ilk kez yapılan çalışmalarda düzenlenen orman sınırlandırma harita ve tutanağı ile daha sonra yapılmış ise bölgede 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasayla değişik 2. aynı yasanın 2896,

3302 ve 3373 Sayılı Yasalarla değişik 2/B maddesi hükmü uyarınca yapılan yönetimsel işlemlerin dayanağı harita ve eki belgeler kesinleşme günlerini gösterecek şekilde orman idaresinden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız yerel ve uzman bilirkişi … memuru ve uzman ormancı bilirkişi hazır olduğu halde dava konusu 120 ada 200 parsel sayılı taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi yardımı uzman ormancı bilirkişi eliyle bölgede orman sınırlandırması ve orman sınırlarında değişiklik yapılmış ise bununla ilgili açık bir anlatımla, 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Kanunla değişik 2 ve aynı yasanın 2896, 3302,3373 sayılı Yasalarla değişik 2/B maddesi hükmü uyarınca yapılan yönetimsel işlemlerin dayanağı harita ve eki belgeler yerine uygulanmalı, uygulamada geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile orman sınırlandırma yapılmış ise orman sınırları dışına çıkarma ile ilgili yönetimsel işlemlerin dayanağı haritaların ölçekleri eşitlenmeli, yerel bilirkişi yardımı uzman ormancı bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılarak yerine uygulanmalı, özellikle uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede orman sınırlandırması yapılmamış ise 6831 sayılı Yasanın 1. maddesi hükmü uyarınca orman araştırması yapılmalı, bu inceleme ve değerlendirme yapılırken taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, dıştan komşu taşınmazlarla mukayesesi yapılmalı, ayrıca dava konusu taşınmazın sınır komşularını oluşturan taşınmazların eylemli durumu da özellikle dikkate alınmalı, bu yolla çekişmeli taşınmaz, mahkemece bizzat görülüp gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, uzman ormancı bilirkişiden ve uzman … memurundan konularında keşfi izlemeye yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye ve özellikle çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını duraksamasız gösterecek biçimde ayrıntılı, gerekçeli, ölçekli yargı denetimine açık ayrı ayrı raporlar alınmalı, komşu taşınmazların tutanak ve dayanakları kayıtlarla yerle bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14-14/son, 18 ve 6831 sayılı Yasa hükümleri eşliğinde sonucuna uygun bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu … Köyü 120 ada 200 parselin 04.02.2009 tarihli … raporuna dayanılarak kadastro tespitinin iptaline, krokide (A) harfi ile gösterilen 4890.58 m2’lik kısmının aynı ada son parsel numarası verilerek tarla niteliğiyle davacı adına tapuya tesciline, 120 ada 200 parselden A=4890.59 m2’lik bölüm çıkartılarak krokide (C) harfi ile gösterilen 1515.38 m2’lik bölümün hali arazi niteliğiyle 120 ada 200 parsel olarak Hazine adına, yine aynı korkide (D) harfi ile gösterilen 3328.89 m2’lik bölümün hali arazi niteliğiyle aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle Hazine adına tapuya tesciline, dava dışı 120 ada 175 parselin tesbit gibi davacı … oğlu … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3302 Sayılı Yasaya göre 12.02.2001 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.

Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 14/09/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.