YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10301
KARAR NO : 2009/12860
KARAR TARİHİ : 09.09.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … mirasçılarından … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 136 ada 31 parsel sayılı 7.373,42 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Haziran 341 tarih 254 sıra nolu tapu kaydı ile gittileri uygulanarak ağaçlık niteliği ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi; çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm … mirasçılarından … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyleki; …’ın dosyaya sunduğu … Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.03.2000 gün 2000/274-298 sayılı veraset ilamından (mirasçılık belgesinden) davalı …’ın, temyize konu davanın açıldığı tarihten önce 08.02.2000 tarihinde … olduğu anlaşılmaktadır. Ancak; mahkemece, davalıya çıkarılan dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye “muhatabın şehirde olduğundan aynı çatı altında oturan torunu Fahri …’a tebliğ edildi ” yönündeki açıklama ile gerekçeli karar ise “muhatabın şehirde olduğundan aynı çatı altında oturan yeğeni … …’a tebliğ edildi” yönündeki açıklama ile 7201 Sayılı Tebligat Yasası ve Tüzüğüne aykırı olarak tebliğ edilmiştir. Kadastro Mahkemelerinde ölü kişi aleyhine dava açılabilmekte ise de, 3402 Sayılı Yasanın 29/2. maddesinin son cümlesi uyarınca dava sırasında, davalının dava tarihinden önce öldüğünün anlaşılması halinde davaya mirasçıları aleyhine devam edilir ve aynı yasanın 28/1. maddesinin son cümlesinde belirtilen “kadastro hakimi, duruşma gününü taraflara Tebligat Yasası hükümlerine göre resen tebliğ eder” hükmü uyarınca tebligat giderleri ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanarak, ölü kişinin tüm mirasçılarına dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, delil ve belgeleri istenerek yargılama yapılıp sonuçlandırılması gerekirken davalının mirasçılarının yokluğunda yargılama yapılıp yazılı şekilde sonuçlandırılması doğru değildir.
Yasal ayrıcalıklar dışında yargılamayı yürüten hakim davanın taraflarını dinlemeden veya iddia ve savunmalarını yapmak üzere yasal şekil ve şartlara göre çağırmadan, delilleri toplayıp hüküm veremez.(Anayasanın 36. ve HYUY’nın 73. maddeleri). 3402 Sayılı Yasanın 28/1. maddesinin son cümlesi uyarınca kadastro hakimi, duruşma gününü taraflara Tebligat Yasası hükümlerine göre resen tebliğ eder. Yerel mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 28/1 ve H.Y.U.Y.’nın 73. maddelerine aykırı şekilde davalı …’ın mirasçılarına dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ olunup taraf teşkili sağlanmadan, Anayasa ile güvence altına alınan savunma … kısıtlanarak davalının mirasçılarının yokluğunda toplanan delillere göre aleyhlerinde hüküm kurulmuştur. Hal böyle olunca; davalı …’ın tüm mirasçılarına usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye çıkarılarak, taraf teşkili sağlanıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, noksan inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; … mirasçılarından …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 09/09/2009 günü oybirliği ile karar verildi.