YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10343
KARAR NO : 2009/14146
KARAR TARİHİ : 05.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman sınırlamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, nde bulunan, tapuda Cilt 11, Sahife 129’da kayıtlı bulunan 20 dönüm miktarındaki taşınmazın, yörede yapılan ve 31/05/2005 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında orman sayılarak orman alanı içinde bırakıldığını, işlemin iptali ile taşınmazın orman alanı dışına çıkarılmasını ve adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile teknik bilirkişilerin 19/10/2008 tarihli raporlarına ekli krokide (A) ile gösterilen 5173.81 m2’lik alanın orman olarak yapılan sınırlandırmasının iptaline, (B) ile gösterilen 14542.05 m2’lik kısmın orman olarak yapılan sınırlandırmasının onaylanmasına şeklinde karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman sınırlamasına itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 Sayılı Yasa uyarınca orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapılmış, 31/05/2005 – 31/11/2005 tarihleri arasında ilan edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, davacıların dayandığı tapu kaydının dört sınır itibarıyla dava konusu taşınmaza uymadığı ve özellikle keşif sonucu resmi belgelere dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporu ve çekişmeli taşınmazın memleket haritasındaki ve kadastro paftasındaki konumu incelendiğinde, komşu 187 ada 1 ve 2 nolu parsellerle birlikte 363 ada 1 nolu orman parselinin ortasında ormaniçi açıklığı niteliğinde olduğu, komşu 1 ve 2 parseller hakkında da Hazinenin her zaman devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile dava açabileceği gözönünde bulundurulduğunda; dava konusu taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen bölümünün de 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi kapsamında orman içi açıklık niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 … ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 … ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 … ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 … ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 … ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davanın tümden reddi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak şekilde krokide (A) harfi ile gösterilen bölümü hakkında davanın kabulüne karar verilmesi karar verilmesi usül ve yasaya aykırıdır
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 05/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.