YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10718
KARAR NO : 2009/13217
KARAR TARİHİ : 14.09.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Şirket ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, 01.01.2006 tarihli dilekçesiyle … mevkii 195 ada 29 sayılı parselin kısmen yörede 1989 yılında yapılıp 22.02.1989 ila 22.08.1989 tarihlerinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiş, Hazine 19.12.2006 tarihinde aynı sav ile davaya katılmıştır. Mahkemece davanın KABULÜNE, davalı şirket adına kayıtlı …. mevkii 195 ada 29 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı şirket ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydınının iptal ve tesciline ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin orman sınırları içinde bırakıldığı belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, her ne kadar kadastro tesbitinden dava tarihine kadar 10 yıldan fazla süre geçmişse de, dava kadastro tesbitinden önceki nedene dayanmayıp, genel kadastrodan sonra yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile … oluşan nedene dayandığından, karar tarihinden sonra 23.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 12/3 Maddesine eklenen “Bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır.” hükmü ile aynın yasanın 3. maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. Maddesinin “Bu Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” hükmü, somut olayda uygulanamayacağına göre, davalıların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden şirkete yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 14/09/2009 günü oybirliği ile karar verildi.