YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10920
KARAR NO : 2009/14605
KARAR TARİHİ : 13.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Köyü 137 ada 12 sayılı parsel 352.49 m2, 137 ada 13 sayılı parsel 1065.16 m2, 189 ada 9 sayılı parsel 323.02 m2, 189 ada 10 sayılı parsel 297.08 m2 yüzölçümünde tarla niteliği ile … ve paydaşları adına tapuda kayıtlıdır. Davacı …, yörede 2003 yılında ilk kez yapılan ve 12/02/2004 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında bu yerlerin önce orman sınırı içine alınıp daha sonra 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını; bu işlemin yanlış olduğunu ileri sürerek 12.08.2004 tarihinde kadastro mahkemesinde dava açmış ve çekişmeli yerleri orman sınırları içine alan sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 189 ada 9 ve 10 sayılı parsellerin 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılma işleminin iptaline; 137 ada 12 ve 13 sayılı parsellerle ilgili davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiş, 137 ada 12 ve 13 parsellerle ilgili hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz davası niteliğindedir.
Mahkemece çekişmeli ve temyize konu olan 189 ada 9 ve 10 sayılı parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Raporu hükme esas alınan bilirkişi tarafından bu yerlerin memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş; mahkemece bu rapor doğrultusunda hüküm kurulmuşsa da raporu düzenleyen fen ve orman bilirkişilerince keşif sırasında uygulandığı bildirilen orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterilmediğinden bu yolda ek rapor alınmak üzerek dosya Dairemizce 10/06/2008 tarihinde yerel mahkemeye gönderilmiştir. Ek rapor alınmışsa da bu raporda dayanak alınan memleket haritasının hangi çekim tarihli hava fotoğrafından revize edildiği, yöreye ait bundan daha eski tarihli bir memleket haritasının bulunup bulunmadığı da anlaşılamamaktadır.
Bundan ayrı çekişmeli taşınmazlara ait tapu kayıtları imar uygulaması nedeniyle oluşan 2098 sayılı parselden gelmiştir. 2098 parsel, 1653 parselin; 1653 parsel1622 parselin ifrazı ile oluşmuş; 1622 parsel ise Tapu Sicil Müdürlüğünce numaraları açıklanmayan 18 adet parselin tevhidi ile oluşmuştur. Ayrıca bu yerlerin belediye başkanlığı ile … ve … arasında görülen Bafra Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 1960/170- 743 Sayılı dosyasında davaya konu olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Sözü edilen dosyada Mayıs 1952 tarih, 168; Mart 1954 tarih, 12 ve 13 numaralı tapu kayıtlarına dayalı olarak gerçek kişiler adına 2603 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde tespit edilen … 1050 sayılı parselin, 1580 Sayılı Yasa gereğince belediyeye ait olduğu iddiası ile açılan davada anılan tapu kayıtları uygulanmış olduğu diğer 19 adet parselle ilgili dava dosyaları da birleştirilmek suretiyle yapılan yargılamada tapu kayıtlarının hemhudut oldukları; toplam miktarlarının 52016m2 olduğu, 5382m2 miktar fazlasının 1059 parsele sınır bulunan çalılığın açılması sonucu oluştuğu; 1059 parsel dayanağı tapunun bir hududunun hendek ve çalılık okuması nedeniyle miktar fazlasının Hazineye ait bulunduğu kabul edilerek 1059 parsel haricindeki taşınmazların tamamı ile 1059 parselin kayıt kapsamında kalan 1448m2lik bölümünün tespit gibi davalılar adına, 1059 parselin miktar fazlası olan 5382m2lik bölümün ise Hazine adına tesciline karar verilmiş; bu karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmiştir. Temyize konu dosyada çekişmeli 9 ve 10 parsellerin bu karar kapsamında Hazine adına tescile karar verilen bölümde kalıp kalmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece çekişmeli parsellerin tüm ifraz ve tevhitleri getirtilip yukarıda belirtilen dosya ile ilişkisi araştırılmamış; temyize konu uyuşmazlık yönünden kesin hüküm, kesin delil ya da kuvvetli delil niteliği taşıyıp taşımadığı tartışılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece araştırma yapılarak yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile çekişmeli parsellerin tüm ifraz ve tevhitlerini gösterir pafta fotokopileri ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; Bafra Gezici Arazi Kadastro Mahkemesine ait 1960/ 170- 743 sayılı dosyada verilen hükmün çekişmeli taşınmazlara ilişkin olup olmadığı ve temyize konu uyuşmazlık açısından kesin hüküm, kesin delil yada kuvvetli delil teşkil edip etmediği belirlenmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine idesine 13/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.