Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/10935 E. 2010/1096 K. 03.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10935
KARAR NO : 2010/1096
KARAR TARİHİ : 03.02.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 139 ada 2 parsel sayılı 82,50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalılar … ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın kadastro tespit gibi davalılar adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 13.09.1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 3302 Sayılı Yasa hükümlerine yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır.Şöyle ki; raporları hükme dayanak alınan orman ve fen bilirkişi tarafından ortak yapılan hat uygulaması bir örneği dosyada bulunan tahdit haritası ile 7165, 7166 ve 7167 OTS’ler itibariyle açı, mesafe ve eğim bakımından uyumsuzdur. Ancak, Ziraat Bilirkişi … Sait Demirel tarafından düzenlenen raporda; taşınmazın üzerinde 1 tane ardıç ağacı bulunduğu, yüzölçümünün … olması, konumu ve köy yerleşim yerine uzaklığı sebebiyle ekonomik olarak tarımsal faaliyette bulunulamayacağı belirtilmiştir. Çekişmeli taşınmazın 82,50 m2 yüzölçümlü oluşu, sınırda bulunan devlet ormanı ile bütünlük içinde bulunuşu, kadastro paftasındaki konumu karşısında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek yerlerden değildir.
Açıklanan nedenlerle davacı Hazine tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddi yolunda hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 03.02.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.