YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10958
KARAR NO : 2009/14357
KARAR TARİHİ : 08.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, … Mevkii 126 ada 44 parsel sayılı 1179,67 m² yüzölçümündeki taşınmaz 13.01.1953 tarihli 50 sıra nolu tapu kaydıyla zeytinlik niteliğiyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine Vekili dava dilekçesiyle; taşınmaz sınırlarının sabit olmadığını,iskanen verilen tapu kayıtları hariç tüm bölgenin emvali metruke arazisi olduğunu,bu tür yerlerin imar, ihya ve zilyetlikle kazanılamayacağını bu nedenle yapılan tespitin iptaliyle tapu kayıt miktar fazlasının Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın reddine ve dava konusu parselin yeniden tespit gibi aynı vasıfla davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı yasanın 4 maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu taşınmaza ait 13.01.1953 tarihli 50 sıra nolu tevzi tapusunun doğu ve güney hududu her ne kadar fundalık okuyorsa da , bu yönlerin o tarihte 664 ve 665 sayılı toprak tevzi parselleri olarak dağıtılıp Musa Atış adına tapusu oluşan ve Dairemizin 2009-6520 esas sayılı kararıyla onanarak kesinleşen 126 ada 45 parsel ile yine gerçek kişi adına tapusu oluşan 46 parsel olduğu,bu haliyle tapu sınırlarının sabit hale geldiği, 3402 sayılı yasanın 20/D maddesi gereği; Hazinece, özel kanunlar hükümlerine göre değişmez ve genişlemeye müsait olmayan sınırlarla miktar üzerinden satılan, tefviz veya tahsis veya parasız dağıtılan taşınmaz mallarda çıkan fazlalık, taşınmaz malla birlikte satış, tefviz, tahsis ve dağıtım tarihinden itibaren on yıl geçmiş ise, miktarına bakılmaksızın kayıt sahibi adına tespit edileceği,keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar, dava konusu taşınmazın öncesinde Şaban Atlı’ya ait olduğunu, burayı zeytinlik haline getirdiğini, ölümünden sonra da mirasçılarının gelip bakım yaptıklarını,üzerindeki zeytin ağaçlarının 50-100 yaşlarında olduğunu açıkladıklarından mahkemece yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 08.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.