YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10960
KARAR NO : 2009/14349
KARAR TARİHİ : 08.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …. Köyü, … Mevkii 106 ada 55 parsel sayılı 6373,75 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 04.08.1977 tarihli 12 sıra nolu tapu kaydıyla zeytinlik niteliğiyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesiyle; taşınmaz sınırlarının sabit olmadığını, iskanen verilen tapu kayıtları hariç tüm bölgenin emvali metruke arazisi olduğunu,bu tür yerlerin imar, ihya ve zilyetlikle kazanılamayacağını bu nedenle yapılan tespitin iptaliyle tapu kayıt miktar fazlasının Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın reddine ve dava konusu parselin yeniden tespit gibi aynı vasıfla davalılar adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1993 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece dava konusu taşınmaza komşu olan parsellerin kişiler adına kesinleşerek sınırların sabit hale geldiği, çevresinde orman bulunmadığı, zilyetlik koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, delillerin değerlendirilmesinde yanılgı söz konusudur. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaza uygulanan 19.12.1950 tarihli 153 sıra nolu tapu kaydının kuzey sınırı Enişi oğlu Panayot okumakta olup bu sınırda bulunan 106 ada 54 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören ve geldisi olan 22.03.1932 tarihli iskan tapusu ise dava konusu taşınmaz yönünü orman okumaktadır. Bu durumda 3402 Sayılı Yasanın 20/c maddesi; “Harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar, değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise, bunlarda gösterilen miktara itibar olunur. Ancak değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlardaki taşınmaz malların kayıtları, fizik yapıları ve konumları itibariyle belli bir yeri kapsıyorsa, tespit o sınır esas alınarak yapılır.” hükmü gereği tapu kaydı miktarı ile geçerli olup, sabit sınırlarla bağlantısı kesilmeyecek şekilde kayıt miktarına değer verilerek kapsamının belirlenmesi zorunludur. Hal böyle olunca, mahkemece davanın kabulü ile kayıt kapsamı içinde kalan bölümün davalılar adlarına, miktar fazlası bölümün ise Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 08/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.