Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/11005 E. 2009/14757 K. 14.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11005
KARAR NO : 2009/14757
KARAR TARİHİ : 14.10.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 270 ada 10 ve 11 parsel sayılı 1037.93 m2 ve 370.13 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar sırasıyla ham … ve hali arazi niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişi çekişmeli taşınmazın kendi zilyetliklerinde olduğu ve tapu kaydının bulunduğunu iddia ederek bu davayı açmıştır. Müdahil Orman Yönetimi ise çekişmeli taşınmazın yörede 1992 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece davacı gerçek kişinin davasının reddine, müdahil Orman Yönetiminin davasının kabulüne, çekişmeli 10 ve 11 parsellerin (A) harfli 858.75 m2 ve 204.33 m2’lik bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına, 10 ve 11 parsellerin (B) harfli 179.18 m2 ve 165.8 m2’lik bölümlerinin ise ham … ve hali arazi niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 21.05.1992 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 18.01.2007 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen 4999 Sayılı Yasanın 9. maddesi gereğince yüzölçümü ile fenni hataların düzeltilmesi çalışması yapılmıştır.
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından çekişmeli taşınmazların (A) harfli bölümlerinin yörede 1992 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu, orman niteliğindeki taşınmazlar üzerinde zilyetliğin söz konusu olamayacağı, özel mülkiyete konu olmayacak yerlerden olduğu, 4999 Sayılı Yasa gereğince yüzölçümü ile fenni hataların düzeltilmesi çalışmasının hatalı yapıldığı ve kesinleşen orman sınırları içindeki alanların orman sınırları dışında bırakıldığı, ancak 4999 Sayılı Yasa ile orman kadastro komisyonlarına orman sınırlarını değiştirme yetkisinin verilmediği, bu taşınmazların (B) harfli bölümlerinin de kesinleşen orman sınırları dışında kalmasına rağmen üzerinde halen maki türü bitki örtüsünün bulunduğu, taşlık ve … vasfında oldukları, davacının dayandığı tapu kaydının taşınmazlara uymadığı kaldı ki taşınmazlar üzerinde zirai faaliyet yapılmadığından davacının zilyetliğinin de bulunmadığı gözönüne alınarak mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı Hazine ile davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 14/10/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.