YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11065
KARAR NO : 2009/13454
KARAR TARİHİ : 28.09.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 103 ada 11, 21 ve 50, 105 ada 31, 32 ve 33, 106 ada 1, 107 ada 42, 111 ada 28, 105 ada 31, 119 ada 4, 120 ada 3, 6 ve 1, 118 ada 6, 117 ada 18, 23, 8, 13 ve 26, 112 ada 23, 24 ve 121 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar, senetsizden bağıştan önce oluşan kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle arsa, tarla ve bahçe niteliği ile Köy Tüzelkişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 112 ada 23, 117 ada 18 ve 23, 118 ada 6, 120 ada 3 ve 6, 121 ada 4 sayılı parseller hakkındaki davanın Hazinece, delil bildirilmeyeceği beyan edildiğinden açılmamış sayılmasına ve bu parsellerin tespit gibi davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline, 105 ada 31 parselin köy ilkokulu yapımı için Hazineye bağışlandığından davanın kabulüne, Hazine adına tapuya tesciline, diğer parseller davalı Köy Tüzel Kişiliğine ait olduğundan davanın reddine, 103 ada 11, 21 ve 50, 117 ada 26, 105 ada 32 ve 33, 106 ada 1, 107 ada 42, 111 ada 28, 112 ada 24, 117 ada 8 ve 13, 119 ada 4 ve 120 ada 1 sayılı parsellerin tespit gibi Köy Tüzel Kişiliği adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
1) incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazlardan 112 ada 23, 117 ada 18 ve 23, 118 ada 6, 120 ada 3 ve 6 sayılı parseller ile 121 ada 4 sayılı parsel hakkında Hazinenin de istemi doğrultusunda davanın açılmamış sayılmasına ve bu parsellerin tespitte olduğu gibi davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline, 105 ada 31 sayılı parsel yönünden köy okul yeri olarak Hazineye bağışlanmış olması nedeniyle Hazinenin davasının kabulüne ve … kargir bina niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, diğer 103 ada 11, 21 ve 50, 117 ada 26, 105 ada 32 ve 33, 107 ada 42, 111 ada 28, 112 ada 24, 117 ada 13 ve 8, 119 ada 4, 120 ada 1 sayılı parseller davalı Köy Tüzel Kişiliğine ait olduğundan tespit gibi Köy Tüzelkişiliği adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazine vekilinin bu parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Hazinenin 106 ada 1 sayılı parsel numaralı taşınmaza yönelik temyizine gelince;
Çekişmeli taşınmazın dört yönden Kocakır Devlet Ormanı ile çevrili olduğu, kadastro paftasından ve … bilirkişi krokisinden anlaşılmakta olup davalı tapu kaydına da tutunmamıştır. Bu durumda; taşınmaz, 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesine göre orman bütünlüğünü bozan orman içi açıklığı konumundadır.
6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” öngörülmüştür.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek Hazinenin davasının kabulü ile 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde bu parsel yönünden davanın reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, 106 ada 1 parsel yönünden Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28.09.2009 günü oybirliği ile karar verildi.