Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/11156 E. 2009/12223 K. 27.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11156
KARAR NO : 2009/12223
KARAR TARİHİ : 27.07.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 17/03/2009 gün ve 2009/1811 – 4335 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … ve …, 04.01.2007 tarihli dilekçe ile Kadastro Mahkemesinde açtıkları davada adlarına tespit edilen … Köyü … mevkiindeki 193 ada 1, 177 ada 1 ve 178 ada 2 parsel sayılı taşınmazların bitişiğinde ve zilyetliklerinde bulunan taşınmaz bölümünün kadastro çalışmalarında yol olarak tespit dışı bırakıldığını, Karasin Deresi yanında tespit edilen kadastral yolun kamunun kullanımında olmadığını, açılacak yol sonucu derenin tamamen kendi taşınmazları içerisine dönerek zarara sebep olacağını, yolun iptal edilerek adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Kadastro Mahkemesinin 06.04.2007 gün 2007/1 ve 58 Esas sayılı kararıyla dava konusu edilen taşınmazlarla ilgili kadastro tutanağı düzenlenmediği, sadece kadastral paftada yol olarak bırakıldığı belirtilerek mahkemenin görevsizliğine, dosyanın yetkili ve görevli Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince davacılar tarafından tescili talep edilen yerin 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında paftada yol olarak bırakılan bir yer olduğu, Türk Medeni Yasasının 713/1. ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri gereğince tapuya tescil edilebilmesi için 20 yıl süreyle maddede yer alan koşullarda tasarruf edilmesi gerektiği, somut olayda davanın açıldığı 27.08.2007 ile 05.01.2007 tarihindeki tespit dışı bırakılma işlemleri arasındaki 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı açıklanarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacıların temyizi üzerine Dairece onanmıştır. Bu kez davacı gerçek kişiler vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Dava, kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilen taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi uyarınca tescili istemine ilişkindir.
Dosyadaki tüm bilgilere göre dava konusu taşınmazın bulunduğu … Köyünde yapılan genel arazi kadastro çalışmalarının 03.12.2006 ila 04.01.2007 tarihleri arasında ilan edildiği, bu çalışmalarda tescile konu taşınmazın paftasında yol olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Böyle bir yerin kazanılabilmesi için kamunun yararlanmasına terk ve tahsis edilen yerlerden bulunmaması ve paftasında gösterildiği tarihten itibaren 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edilmiş olması gerekirse de somut olayda dava konusu taşınmaz 2006 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmalarında paftasında yol olarak bırakıldığına ve davanın da askı ilan süresi içinde ve 04.01.2007 tarihinde açıldığına göre, paftasında gösterildiği tarihten itibaren kısa süre içerisinde açılan davaya bakılması ve paftasında gösterildiği tarihten geriye doğru kazanmayı sağlayan sürenin nazara alınması gerekir. Bu nedenle; davanın paftasında gösterildiği tarihten itibaren süresinde açılan bir dava olarak kabulü ile aşağıda belirtilen inceleme ve araştırmaların yapılması gereklidir.
Mahkemece; öncelikle, fotogometri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri ile dayanak kayıtları kadastro tespit tarihinden 15-20 yıl
öncesine ait streoskopik … fotoğrafları ve fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal memleket haritaları ilgili yerlerden getirtildikten sonra bir ziraat mühendisi, bir jeoloji mühendisi ve bir harita – kadastro (jeodezi ve fotogometri) mühendisi aracılığıyla yukarıda değinilen belgeler dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra … fotoğrafları ve dayanağı haritalar steoskopik aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, kamu malı yol niteliğinde bulunup bulunmadığı belirlenmeli, … fotoğrafları ve memleket haritası ile irtibatlı kroki düzenlettirilmeli, yine fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı saptanmalı, ziraat bilirkişiden zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı, kaç yıldır … arazisi olarak kullanıldığı, kamu malı niteliğinde bulunup bulunmadığı yönlerinde rapor alınmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı, bu taşınmaza sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyetliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, davacıların taşınmazı adlarına tespit edilen parsellerle birlikte kullanıp kullanmadıkları, kamu malı yol niteliğinde olup olmadığı, yolun içme suyu getirtilmesi çalışmalarında açılıp açılmadığı sorulup kesin tarih ve olgulara dayalı açık yanıtlar alınmalı, paftaya göre yolun 2 sayılı parselde sonlandığına göre herkesin yararlandığı çıkmaz yol niteliğinde bulunup bulunmadığı belirlenmeli, jeolog bilirkişiden sınırda Karasin deresinin etkisi altında bulunup bulunmadığı, … yatağından elde edilip edilmediği yönlerinde rapor alınmalı, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan kısıtlamalar açısından araştırma yapılıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece anılan yönler gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz, Dairece hükmün onanması maddi yanılgı niteliğindedir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişilerin karar düzeltme istemlerinin kabulüne, Dairenin 17.03.2009 gün ve 2009/1811-4335 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının yatıranlara iadesine 27/07/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.