Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/11241 E. 2009/14176 K. 05.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11241
KARAR NO : 2009/14176
KARAR TARİHİ : 05.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006 … ve 2006/15508-17972 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece çekişmeli taşınmazın gerek kesinleşen orman kadastro haritasına göre, gerekse eski tarihli resmi belgelere ve eylemli durumuna göre orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanma koşullarının davalı yararına oluştuğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma hükme yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; çekişmeli 41 parsel ile birlikte dava dışı 42 ve 43 parsellere de uygulanan 1456 tahrir nolu vergi kaydı 11.000 m2 yüzölçümlü olup, kaydın batısı orman okumakta ve eylemli olarak da batı ve kuzey yönde 176 parsel nolu Devlet Ormanı ile yine 36 nolu Hazine adına hali arazi olarak tespit edilip kesinleşen taşınmaz bulunmaktadır. Kayıt kapsamında yeralan 42 parsel 12699 m2 yüzölçümüyle, 43 parsel ise 2114 m2 yüzölçümüyle kişiler adına tapuya bağlanmıştır. Davalı tarafından zilyetlikle kazanma koşullarının Hazineye karşı gerçekleştiğinin ispatına yönelik olarak zilyetlik tanığı dinletilmediği gibi, keşifte bilgisine başvurulan yerel bilirkişi halen otlak olarak kullanıldığını açıklamışsa da, mahkemece bu yön üzerinde durulmamış, salt hayvan otlatmanın zilyetlikle iktisaba elverişli olmayacağı düşünülmemiş, ne zamandan beri hayvan otlatıldığı, ondan önce ne şekilde ve hangi sürelerle kullanıldığı araştırılmamış, 2003 yılında taşınmaz Cemal Tuna’dan satın alındığı halde önceki malik hakkında da gerekli zilyetlik araştırmaları yapılmamıştır.

O halde, mahkemece yeniden keşif yapılarak taşınmazın üzerindeki zilyetliğin ne zamandan beri ne şekilde sürdürüldüğü ayrıntılı ve somut olaylara dayalı olarak saptanmalı, bu konuda zilyetlik tanıkları dinlenilmeli, taşınmazı davacıya satan kişiler yönünden de (…) 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde öngörülen araştırmalar yapılmalı, kayıt miktar fazlası bulunup bulunmadığı, kayıt miktar fazlası yönün zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığı araştırılmalı, salt hayvat otlatılarak sürdürülen zilyetliğin kazanmaya elverişli olmadığı gözönünde bulundurularak elde edilen tüm delillere göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 29.03.1973 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 05/10/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.