Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/11256 E. 2009/14188 K. 05.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11256
KARAR NO : 2009/14188
KARAR TARİHİ : 05.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili ve dahili davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, … adına tapuda kayıtlı 101 ada 2 parsel sayılı 4087,26 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselle ilgili tapu kaydının iptaline orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından vekalet ücretine, dahili davalı … tarafından ise esasa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılarak kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli … fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu belirlenerek davanın kabulü yolunda hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu Nedenle, dahili davalı … Görünücünün temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dahili davalı …’nün aleyhine açılan davanın kabulüne ve yargılama giderlerinin dahili davalıdan tahsiline karar verilmesine karşın, hüküm yerinde “500.00.-YTL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı … Yönetimine verilmesine” şeklinde hüküm kurulması doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Hazinenin bu yöndeki temyiz itirazı kabul edilerek hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının dördüncü parağrafındaki “davalı tarafından” cümlesi hükümden çıkartılarak bunun yerine “dahili davalı …’den” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 05.10.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.