Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/11270 E. 2009/18320 K. 09.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11270
KARAR NO : 2009/18320
KARAR TARİHİ : 09.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili, …, Paşabahçe Mahallesi 238 ada 3, 4, 7 ve 8 parseller ile (Çubuklu) Mahallesi 184 ada 1, 2, 6 ve 7 parsellerin ifrazından oluşan ve dava dilekçesine ekli listede kayıtlı çeşitli ada ve parsellerde bulunan taşınmazların 775 Sayılı Yasanın 3. maddesi ve 2981 Sayılı Yasanın 10. maddesi gereğince bedelsiz olarak Belediyeye devri gereken yerlerden olduğunu ileri sürerek Hazine adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile Belediye adına tescilini istemiş, mahkemece 775 Sayılı Gecekondu Yasasının 3. maddesinin 19.07.2003 tarih 25173 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 4916 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1988 yılında yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 16.11.1953 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre, çekişmeli taşınmazların çalılık ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuda kayıtlı Paşabahçe Mahallesi 238 ada 3,4,7,8 sayılı parsellerle, Çubuklu Mahallesi 184 ada 1, 2, 6 ve 7 parsellerin ifrazı ile Hazine adına tescil edildiği, taşınmazların tamamının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca III.Derece Doğal Sit Alanı olarak belirlendiği, uzman bilirkişiler Prof. Dr. … … ve Harita Kadastro Mühendisi … … tarafından hazırlanan 22.01.2001 tarihli raporda açıklandığı gibi taşınmazların bir kısmı orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucunda orman sınırı dışına çıkarıldığı, bir kısmının halen orman sınırları içinde kalmaya devam ettiği halde, dosyaya getirtilen tapu kayıtlarına göre 1987 yılından itibaren 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifraz işlemlerine tabi tutulup 740,874,897 adalarla birçok parsele ifraz edildiği anlaşılmaktadır.
İdari mercilerin yasadan kaynaklanmayan konularda aldıkları kararlar yok hükmünde, buna dayalı olarak yapılan tescil de yolsuz tescil niteliğindedir (H.G.K.’nun 1997/1-655-1003 S.K.). 2981 ve 3194 Sayılı Yasalarda, Anayasanın 169 ve 170. maddelerinde nitelikleri ve kullanma şekli belirtilen kamu malı ormanların ve orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan alanların sözü edilen yasalar hükümlerine tabi tutulacağı konusunda bir hüküm bulunmadığı, aksine 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. maddesindeki “…diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü bulunduğu gibi 2981 Sayılı Yasanın 3290 Sayılı Yasa ile değişik Gecici 2. maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden ve sonucu gibi gerekçesi de bağlayıcı olan Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 sayılı ve yine 2924 Sayılı Yasanın 11. maddesindeki bir kısım hükümleri iptal eden Anayasa Mahkemesinin 30.03.1993 gün ve 1992/48-14 sayılı kararlarının gerekçelerinde “31.12.1981
tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi, bilim ve … bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları dışına çıkartılması, orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek, ancak bu halkın yararlanmasına tahsis edileceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, ormanların tahribinin önlenerek ulusal ekonomiye katkısının sağlanması ve orman köylüsünün üretici haline getirilip kalkındırılması için orman sınırları dışına çıkartılan yerlerin yalnızca orman köyleri halkının nakli ve yerleştirilmesi amacıyla değerlendirilmesi öngörülmüştür” şeklinde açıklamalar bulunmaktadır. Yukarıda yazılı Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçesi 3194 Sayılı Yasanın 4. maddesi ve 2924 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yasa hükümleri ve Anayasanın 169 ve 170. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, orman rejimi dışına çıkartılan alanların, Anayasa ve yasaların bu hükümlerine göre Hazinenin diğer özel mülklerinden farklı hukuki statüde olduğu anlaşılmaktadır. Orman rejimi dışına çıkartılan yerler Anayasanın 170. maddesi ve 2924 Sayılı Yasada belirlenen amaçların gerçekleşmesi için Orman Bakanlığının emrine geçer (2924 S.Y. md. 3). Hazine bu yerleri diğer özel taşınmazlarında olduğu gibi serbestçe tasarruf edemez ve satamaz. İşte bu nedenlerle 05.11.2003 gün 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/5 maddesi ile, 1744, 2896, 3302 Sayılı Yasa uygulaması sonucu orman rejimi dışına çıkartılan, ancak fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerler talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilir. Tahsisi yapılan bu yerler Hazine adına tapuya orman vasfı ile tescil edilir” hükümleri yürürlüğe konulmuştur.
Bundan ayrı olarak 2981 sayılı İmar Affı Kanunu’nun 3. maddesinde “…….2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca belirlenmiş ve belirlenecek yerlerde…bu kanun hükümleri uygulanamaz”denilmektedir.
O halde, çekişmeli taşınmazlarda imar uygulaması yapılmasının yok hükmünde olduğu, buna dayanılarak yapılan tescillerin bütün sonuçlarıyla birlikte hükümsüz ve yolsuz tescil (M.Y. 1025) niteliğinde olması nedeniyle eski haline dönüştürülmesinin Hazine ve Orman Yönetimi tarafından açılacak iptal davası ile her zaman istenebileceği anlaşıldığına ve davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığna göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONAANMAMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 09.12.2009 günü oybirliği ile karar verildi.,.