YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11273
KARAR NO : 2009/14620
KARAR TARİHİ : 13.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 25/11/2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı-davalı … VE ARKADAŞLARI vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 13/ 10/ 2009 günü için yapılan tebligat üzerine,davalı-davacı … vekili avukat … geldi, karşı taraftan gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … Köyü Yeldeğmez mevkiinde, doğusu Kara Mustafa tarlası, Batısı Orman, kuzeyi Orman, Güneyi Timur Kaya’nın evi ile çevrili yaklaşık 37.475 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davalılar tarafından işgal edilerek , bina yapılmak suretiyle kullanmaya başlanıldığını, davalılar lehine zilyetlikle kazanma şartlarının oluşmadığını, ayrıca davalılardan …’nın Hazine temsilcileri ile yaptığı 13.06.2002 tarihli anlaşma tutanağı ile (1 adet ev temeli inşaatını bozduğunu ,devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden vazgeçtiğini beyan ettiğini) ileri sürerek taşınmazın 3402 Sayılı Yasanın 18.nci maddesi gereğince Hazine adına tescili ile davalıların el atmasının önlenmesi ve üzerindeki binaların yıkılması istemiyle dava açmıştır
Diğer yandan davacılar … ve arkadaşları … Köyü Yeldeğmez mevkiinde kain olan Kuzeyi ,Güneyi ve Batısı boşluk olan kadastro harici bırakılan, doğusunda 1 numaralı parsel bulunan taşınmazın yaklaşık olarak 11.000 m2 bölümüne davacılar, …, …’nın, yaklaşık olarak 24.000 metrekarelik kısmına ise …‘nın irsen intikal rızai taksim ve satış yoluyla ve zamanaşımı zilyetliği nedeniyle müşterek malik olduğunu ileri sürerek, taşınmazın yaklaşık olarak 11.000 m2 yüzölçümündeki bölümünün …, … adlarına, taşınmazın yaklaşık olarak 24.000 m2 yüzölçümündeki bölümünün … adlarına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmışlar, davaya katılan … ve …, dava konusu yerlerde haklarının bulunduğunu belirtmişlerdir.
Davalar aralarındaki bağlantı nedeniyle birleştirilmiştir.
Mahkemece 28.02.2006 … 2002/253-2006/28 sayılı karar ile, davacı Hazinenin davasının reddine, davaya katılan … ve … davasının H.Y.U.Y.’nın 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davacılar … ve …’nın davasının kabulü ile; fen bilirkişisi …’ın 20.05.2004 ve 21.02.2005 tarihli krokilerinde (A) ile gösterilen 10717,88 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacılar Temir, Halil İbrahim ve … adlarına tarla ve Kargir ev niteliğinde tesciline ve 20.05.2004 tarihli rapor ve krokide 3 ve 4 numaralı olarak gösterilen kargir evlerin davacı … tarafından yapıldığı hususunun tapuya şerhine, davacı …’nın davasının kabulü ile; fen bilirkişisi …’ın 20.05.2004 ve 21.02.2005 tarihli krokilerinde (C) ile gösterilen 210.93.m2 yüzölçümündeki taşınmazın, (D) ile gösterilen 34,69 m2 yüzölçümündeki taşınmazın (toplam: 245.62 .m2) kargir evlerin toplam arsa bedeli olan 982,48.- YTL bedel karşılığında kargir ev niteliğinde tesciline,davacılar …, … ve …’nın davalarının kabulüne, Fen bilirkişisi …’ın 20.05.2004 tarihli krokisinde (C ) ve (D) harfi ile gösterilen davacı … adına tesciline karar verilen toplam: 245.62. m2 yüzölçümündeki bölüm çıktıktan sonra arta kalan 23134,14 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacılar adlarına Kargir ev tarla niteliğinde tesciline, 20.05.2004 tarihli krokide gösterilen 1 numaralı evin …, 2 numaralı evin … ve 5 numaralı evin de … tarafından yapıldığı hususunun tapuya şerhine karar verilmiş,davacı hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.12.2006 … ve 2006/6543 – 2006/7653 sayılı ilamı ile (Dava konusu taşınmazların 1962 yılında tespit dışı bırakıldığı bildirilmiş, tespit dışı bırakılma sebebi gereği gibi araştırılmadığı, keşif tutanaklarının içeriği ve teknik bilirkişi raporlarına göre bir kısım taşınmazların sınırında ormanlık alanlar yer aldığı, davalı – davacı gerçek kişiler Hazineye karşı kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunduğu, bu tür davalarda davanın Hazineye karşı kanıtlanması gerektiği,yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları kazanma bakımından yeterli olmadığı gibi,bir kısım taşınmazların T.M.K.nun 724. maddesi hükmü uyarınca davacı – davalı gerçek kişiler adına tesciline karar verilmiş isede, taşınmazların tapusuz olduğu, bu nedenle,taşınmazların sınırındaki ormanlık alanlar yönünden T.M.K.nun 713. maddesinin 3 ve 4. fıkra hükümleri göz önünde tutularak davanın Orman İdaresine yöneltilmesi, yargılamaya geldiği taktirde savunma ve delillerinin toplanması, dava konusu taşınmazların hangi nedenle tespit dışı bırakıldığının araştırılması, gerekir ise paftalar üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmak suretiyle bu hususun belirlenmesi, yerel, teknik ve ormancı bilirkişiler marifetiyle tescil konusu taşınmazların başında keşif yapılması, kazanma koşullarının dava tarihine kadar oluşup oluşmadığının ayrıntılı olarak sorulup belirlenmesi, dava kanıtlandığı taktirde uygulamaya elverişli krokilerinin düzenlenmek suretiyle taşınmazların ayrı ayrı belirlenmesi,kabule göre de, dava tapusuz taşınmazların tescili davası olup, davanın başarıya ulaşması halinde yasal hasım durumunda bulunan Hazinenin yargılama giderleri ve Avukatlık ücretinden sorumlu tutulamayacağının düşünülmesi, dava kabul edildiği taktirde taşınmazların belirlenen ve harcı ikmal edilen değerleri üzerinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca gerekli harçların lehine tescil kararı verilecek olan kişilerden tahsilinin hüküm altına alınması) gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak, davacılar …, …, …, …, …, …, … ve …’nın davalarının REDDİNE ,
2) Davacı … Hazinesinin davasının KABULÜNE,
3) … Köyü yeldeğmez mevkiindeki, Fen Bilirkişisi …’ ün 06.10.2008 tarihli krokili raporunda (A) ile gösterilen 24581,39 m2 yüzölçümündeki kaşınmaz, (B) ile gösterilen 2400,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, (C) ile gösterilen 2797,54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, (D) ile gösterilen 3691,76 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ve (E) ile gösterilen 2201,87 m2 yüzölçümündeki taşınmazın ORMAN NİTELİĞİNDE HAZİNE ADINA TESCİLİNE,
4) Davacılar …, …, …, … , …, … ve …’nın, Fen Bilirkişisi …’ ün 06.10.2008 tarihli krokili raporunda (A) ile gösterilen 24581,39 m2, (B) ile gösterilen 2400,24 m2, (C) ile gösterilen 2797,54 m2, (D) ile gösterilen 3691,76 m2 (E) ile gösterilen 2201,87 m2 yüzölçümündeki taşınmazlara EL ATMALARININ ÖNLENMESİNE ,
5) Fen Bilirkişisi …’ün 06.10.2008 tarihli krokili raporunda (A) ile gösterilen 24581,39 m2, (B) ile gösterilen 2400,24 m2, (C) ile gösterilen 2797,54 m2, (D) ile gösterilen 3691,76 m2, (E) ile gösterilen 2201,87 m2 yüzölçümündeki taşınmazlara davalılar – davacıların yapmış oldukları binaların YIKILMASINA, karar verilmiş, hüküm davacılar … VE ARKADAŞLARI vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro harici bırakılan taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 10/02/2000 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada kısmen açık kısmen orman alanında yer aldığı, kadastro sırasında çevredeki ormanlarla bir bütün olarak tespit harici bırakıldığının kabulünün zorunlu olduğu,bu hali ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanmaya elverişli taşınmaz niteliğinde olmadığı, Yargıtay H.G.K.nun 24.10.2001 …, 2001/8-464/751 sayılı kararı ile H.G.K.nun 12.05.2004 … 2004/8-242-292 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, genel arazi kadastrosu sırasında orman niteliğinde tespit dışı bırakılan taşınmazın öncesinin orman olduğunun kabulü ile daha sonraki tarihte yapılacak orman kadastrosunda tespit harici bırakılmasından dava tarihine kadar yirmi yıllık zilyetlikle kazanma süresinin geçmesinin zorunlu olduğunun hükme bağlandığı,yörede henüz orman kadastrosu yapılmadığı nedeniyle dava açma tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresi dolduğundan söz edilemeyeceği, bu durumda,davacı kişiler yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı şartların oluşmadığı gibi ,yerel mahkemece çekişmeli taşınmazın niteliği orman olarak Hazine adına tescili yolundaki kararının davacı hazine tarafından benimsenerek temyiz konusu yapılmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13/10/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.