YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11277
KARAR NO : 2009/14184
KARAR TARİHİ : 05.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Memnuniye Köyü Köyiçi mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, fen bilirkiş krokisinde gösterilen 3944.35 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine Vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece, taşınmazın uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yapılan incelemede orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, çekişmeli taşınmazın bulunduğu Memnuniye Köyünde arazi kadastro çalışmalarının tamamlanarak sonuçlarının 15/09/2009 tarihinde askı ilanına çıkarıldığı temyiz aşamasında diğer dosyalardan anlaşılmıştır. 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 26. Maddesinde “kadastro mahkemesinin yetkisinin her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı”, 27. maddesinde de “mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyaların mahkemesine resen devrolunur” denilmektedir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu durumda; dava dilekçesi ile fen bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve kroki müzekkereye eklenerek, kadastro müdürlüğünden tescili istenen dava konusu taşınmazın hangi ada ve parsel numarası altında tespitinin yapıldığı belirlenmeli, bundan sonra ilgili kadastro tesbit tutanak aslı ve ekleri getirtilerek, eldeki dava kadastro tespitine itiraz davasına dönüşeceğinden ve genel mahkemelerin görevi sona ereceğinden görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine Vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 05/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.