YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11282
KARAR NO : 2009/14180
KARAR TARİHİ : 05.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve müdahil davacılar vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri … Köyü Çakmak mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. … Baz ve Raziye …, taşınmazların kendi zilyetliklerinde olduğu iddiası ile davaya katılmışlardır. Orman Yönetimi davaya dahil edilmiştir. Mahkemece, davacıların ve müdahillerin davasının reddine, bilirkişilerin 19.06.2008 tarihli rapor ve krokilerinde belirttikleri (HB), (G1) ve (F1) ile gösterilen taşınmazların orman niteliği ile Hazine, (C), (D), (E), (F), (G), (H) ve (H1) ile gösterilen taşınmazların taşlık ve çalılık niteliğinde olduklarından davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar ve müdahil davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1950 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2002 yılında yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 27.03.1973 tarihinde yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu taşınmazların kısmen orman sınırları içinde kısmen orman sınırları dışında kaldığı, dışında kalan bölümlerin eğimi yüksek olup imar-ihya koşullarının oluşmadığı belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 05/10/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.